Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
''İsrail Sonunu Hazırlıyor''
Çarşamba, 19 Temmuz 2006 - (14:18)
Ahmet Varol
www.vahdet.com.tr

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İsmail Heniyye: "İsrail Amacına Ulaşamayacak"

Filistin başbakanı İsmail Heniyye basın mensuplarına yaptığı açıklamada işgalci siyonist devletin Gazze, Batı Yaka ve Lübnan'a yaptığı saldırıların askerleri kurtarma meselesinden çok öte ve uzak hedeflerinin olduğunu gözler önüne serdiğini vurguladı. Heniyye işgal devletinin halkların iradelerinin önünü kesmeyi ve tüm Müslüman halkları yenilgiye uğratmayı amaçladığını dile getirdi. Heniyye, ancak işgal devletinin izlediği bu politikanın ve stratejinin halkların iradesini kırmada başarılı olamayacağını ifade etti. Filistin başbakanı İsmail Heniyye işgalci siyonist devletin "açık savaş" olarak nitelendirdiği sınır tanımayan saldırganlığına da şiddetle tepki göstererek siyonistlerin bu yolla Filistin ve Lübnan'ın altyapısına ağır zararlar vermeye çalıştıklarını vurguladı. İşgal devletinin saldırılarında özellikle altyapı tesislerini ve hükümet kurumları binalarını hedef almasının saldırılarında hükümeti tümüyle işlemez hale getirmeyi amaçladığına delalet ettiğini hatırlattı. Heniyye bu arada Filistin tarafında geniş çaplı bir ulusal hükümet oluşturulması için kapının hâlâ açık olduğunu hatırlatarak: "Biz parlamento önünde hükümetin güvenoyu alması için yaptığımız ilk konuşmada hükümetin kapısının açık olduğunu ve tabanını genişletmek için koalisyon oluşturma imkânının mevcut olduğunu söylemiştik. Yaşanan gelişmelerin, Filistin diyalogunun doğurduğu dayanışma ve işbirliğinin ışığında Filistin sahasının selâmeti için ulusal birlik hükümetinin oluşturulması düşüncesi daha bir destek kazanmıştır" dedi.

Rafah Kapısı Geçici Açıldı

Haftalardan beridir Gazze'nin Rafah sınır kapısının kapalı tutulması sebebiyle Mısır tarafında bekletilen Filistinlilerin içeri girebilmeleri için kapı geçici olarak açıldı. Avrupalı gözlemcilerin ulaşmasından sonra bu sabah (18 Temmuz Salı) 08.00'den itibaren sınır kapısı açıldı ve bekletilenlerin girebilmesi için Perşembe akşamına kadar açık tutulacağı haber verildi. Rafah kapısı müdürü Semir Ebu Nahle aynı zamanda Gazze'de ikamet eden üç bin kişinin Mısır'a ve muhtelif Arap ülkelerine geçmek için Rafah kapısının açılmasını beklediğini dile getirdi. Fakat dışarıya çıkışın görüşmelerden sonra gerçekleşebileceğini ifade etti. Çıkış için bekleyenler arasında tedavi amacıyla gidecek hastalar ve dış ülkelerde tahsil gören öğrenciler de bulunuyor.

Rafah sınır kapısı yaklaşık 25 gündür geçişlere kapatıldığı için binlerce Filistinli oldukça kötü şartlarda, tam bir zulüm ve işkence altında bekletiliyordu. Kötü şartlar sebebiyle genelde yaşlı ve çocuklardan oluşan 6 Filistinli hayatını kaybetmişti. Kapıda gözlemcilik yapan Avrupalılar, Filistinli direnişçilerin 25 Haziran tarihinde Kerem Şalom kapısında eylem gerçekleştirmeleri üzerine kapıyı terk edip gitmiş, işgalci saldırganlar da kapıyı geçişlere kapatmışlardı. Haftalar süren işkence sonunda geçtiğimiz Cuma akşamı (14 Temmuz tarihinde) el-Fetih'in askeri kanadı durumundaki el-Aksa Şehitleri Birlikleri'ne mensup bazı direnişçiler kapının beton duvarının bir kısmını içerden yıkarak birkaç yüz kişinin içeriye girmesini sağlamışlardı.

Filistin İslâmî Direniş Hareketi (HAMAS) konuyla ilgili açıklamasında asıl sorununun Rafah geçiş kapısıyla ilgili anlaşmadan kaynaklandığını vurgulayarak bu anlaşmanın değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi. HAMAS'ın açıklamasında kapının açılmasının ve kapatılmasının işgalci siyonistlerin insaflarına terk edilmesinin son derece büyük bir problemin kaynağını oluşturduğu vurgulanarak bu anlaşmanın kesin bir şekilde değiştirilmesi ve siyonistlerin söz konusu kapıdan tümüyle el çekmeleri gerektiği dile getirildi.

Gazze bölgesinde yaşayan bir milyondan fazla insanın dünyayla irtibatını sağlayan tek çıkış kapısı Mısır'a açılan Rafah sınır kapısı. Arafat döneminde inşa edilen Gazze havaalanı işgalci saldırgan devlet tarafından tamamen bombalanarak tahrip edildiğinden kullanılamıyor. Gazze ahalisinin 1948'de işgal edilmiş bölgelere geçerek dışarıya çıkmakta İsrail sınır kapılarını veya havaalanlarını kullanmalarına ise imkân tanınmıyor.

Beyti Hanun'da Üç İşgalci Saldırgan Yaralandı

İşgalci siyonist devlet Beyti Hanun'da HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri tarafından atılan Yasin füzeleri sebebiyle üç askerinin yaralandığını itiraf etti. İşgalci siyonistler bugün atılan üç adet Yasin füzesinin askeri hedeflere isabet ettiğini kabul ettiler.

İzzettin Kassam Birlikleri dün de İsrail hedeflerine 14 füze atmışlardı. Bunlardan 7 tanesi Sderot yahudi yerleşim merkezine atılmıştı. Ayrıca askeri hedeflere yönelik olarak iki havan topu, beş Yasin füzesi ve Beyti Hanun'daki askeri birliklere yönelik olarak Şıvaz tipi bir bomba atılmıştı. Şıvaz bombasının Beyti Hanun'daki bir tanka isabet ettiği olaya şahit olanlar tarafından görüldü. Füzelerin ve havan topu mermilerinin de işgalci saldırganların askeri hedeflerine muhtelif zararlar verdiği tahmin ediliyor. Ancak işgalci siyonist devlet kendi zararlarıyla ilgili bilgi vermekten kaçındığından gerçek zayiatının ne olduğu hakkında kesin bilgi alınamıyor.

İzzettin Kassam Birlikleri tarafından yapılan açıklamada savunmasız sivil insanlara yönelik vahşi katliamlarını sürdüren işgalci siyonistlere karşı silahlı direnişin kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

İstihbarat Subaylarına Dört Füze

İşgalci saldırganların istihbarat subaylarının kaldığı iki ayrı yerleşim merkezine bugün (18 Temmuz Salı) toplam dört Kassam füzesi fırlatıldı. İzzettin Kassam Birlikleri tarafından yapılan açıklamada, işgalci devletin istihbarat subaylarının kaldığı yerleşim merkezlerini hedef alan füze saldırıları hakkında tafsilatlı bilgi verildi. Açıklamada siyonist saldırganların Gazze'yi hedef alan iğrenç saldırılarına cevap niteliğindeki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Saldırganlar Beyti Hanun'dan Çekildi

İşgalci saldırganlar bu sabah erken saatlerden itibaren Gazze'nin kuzeyindeki Beyti Hanun'dan çekildiler. İşgalcilerin Beyti Hanun ve çevresine yönelik vahşi saldırılarında 7 Filistinli şehit olmuş, 35 Filistinli de yaralanmıştı. Saldırganlar ayrıca bölgeye maddi yönden büyük zayiat verdirmişlerdi. Ancak bölgede ciddi bir direniş ve mücadeleyle karşılaşınca çekilmeyi tercih ettiler. Filistinlilerin direnişi karşısında saldırganlar Beyti Hanun bölgesinde 1 askerlerinin öldürüldüğünü açıkladılar. Ancak gerçek kayıplarının bunun üstünde olduğu tahmin ediliyor. Çünkü işgalci saldırganlar psikolojik tesirinin engellenmesi ve moral kaybı sorunu yaşanmaması için gerçek kayıplarını sürekli gizliyorlar.

Saldırgan güçler Beyti Hanun'u terk ettikten sonra Gazze'nin kuzeyindeki sınır bölgelerine yığılmaya başladılar. Ayrıca saldırgan güçlere ait keşif helikopterlerinin ve uçaklarının bölge üzerinde uçmaya devam ettikleri bildirildi.

Kudüs Birlikleri'nden Füzeler

İslâmî Cihad Hareketi'nin askeri kanadı durumundaki Kudüs Seriyyeleri bu sabah Sderot yahudi yerleşim merkezine iki adet füze fırlattığını bildirdi. Yapılan açıklamada 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan Sderot yahudi yerleşim merkezine Kudüs 3 tipi füzeler atıldığı belirtildi. İki füzenin atıldığını işgalci saldırgan devletin askeri kaynakları da itiraf etti ve füzelerden birinin meskun mahalleye diğerinin ise bir okula düştüğünü ve bir işçinin yaralandığını dile getirdiler.

İslâmî Cihad Hareketi tarafından yapılan açıklamada siyonistlerin Filistin'deki ve Lübnan'daki halklara yönelik vahşi saldırılarının karşılıksız kalmayacağı dile getirildi.

Nasır Salahuddin Tugayları'ndan İstişhadîler Birliği

Halk Direnişi Komiteleri'nin askeri kanadı durumundaki Nasır Salahuddin Tugayları, hanımlardan gelen yoğun talep üzerine Gazze'de ilk kez otomatik silahlar ve RGB füzeleri kullanabilen bayanlardan oluşan İstişhadîler Birliği kurulduğunu açıkladı. Nasır Salahuddin Tugayları'nın komutanlarından olan ve iki ay önce şehit edilen el-Abd el-Kavkâ'nın kızı Şeymâ el-Kavkâ konuyla ilgili açıklamasında, Arap liderlerin ve orduların zillete düşerek Filistin ve Lübnan'daki çocukların ve kadınların imdadına koşmaktan uzak durdukları dönemde kendilerinin ümmetin onurunu savunmak için bayan İstişhadîler Birliği oluşturduklarını ifade etti. Şeymâ el-Kavka açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verdi: "Zillet hayatı içinde yaşayan ve bunu alışkanlık haline getiren liderlere ve toplumlara yönelttiğimiz çağrılar ve yardım talepleri cevapsız kaldı. Tüm çağrılarımız kursaklarımızda kaldı. Biz de Filistin kadınları olarak uyuyan Arap ulusunun ordularının ve liderlerinin terk ettikleri sorumlulukları yüklenmek üzere Allah'a söz veriyoruz. Mücahitlerle yanyana silah taşıma ve onur yolunda ilerleme sözü veriyoruz."

Esir Filistinliden Müslüman Halklara Çağrı

HAMAS'ın Siyasi Birim üyelerinden esir Refet Nâsîf, Arap ve Müslüman halklara yaptığı çağrıda Arap dünyasındaki zilleti kabullenmiş liderlere karşı durulmasını istedi. Nâsîf, tüm özgür halklardan onurlu bir sergilemelerini ve zilleti kabullenmiş tüm liderlerin sözlerinden farklı sözlerle tavırlarını açıkça ortaya koymalarını istedi. Nâsîf, esirlerin tüm uluslar arası güçlerin tavrına kızgın olduğunu ve bu tavrı şiddetle kınadıklarını ifade ederek: "Bunun, düşmanla aynı safta yer almak, Arap ve Müslüman halklara karşı düşmanca tavır sergilemek haricinde bir izahının bulunması mümkün değildir" dedi.

Müslüman Kardeşler: "İsrail Sonunu Hazırlıyor"

Müslüman Kardeşler cemaatinin genel sekreteri Dr. Mahmud İzzet, ABD'nin Müslüman toplumlara yönelik terörü himaye eden devlet konumunda olduğuna dikkat çekti. İzzet, işgalci siyonist devletin saldırgan tutumuna yeşil ışık yakılmasının bundan başka bir anlamının olamayacağını dile getirdi.

Dr. Mahmud İzzet, Arap ülkelerindeki yönetimlerin kendi halklarını himaye etmediklerini ve özgürlüklere, kendi anayasalarına, ahlâkî kurallara ve ilkelere saygı duymadıklarını vurguladı.

Siyonist devletin Lübnan'a yönelik saldırısı hakkında da görüş beyan eden Dr. İzzet, söz konusu devletin bu saldırılarla kendi sonunu hazırladığını, yok oluşa doğru ilerlediğini vurguladı.

Dr. İzzet, Filistin ve Lübnan'daki direnişi selâmladığını dile getirerek tüm Arap halklarını ve yönetimlerini Filistin ve Lübnan halklarının yardımına koşmaya, Batı'nın siyonist terörü himaye etmelerine karşılık bu terörden zarar gören mağdurlara yardımcı olmaya çağırdı.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ahmet Varol'in Son 10 Yazısı
   'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
   Filistin’de Yaşananlar Yine Saptırılıyor
   İsrail, İran’a saldırabilir mi?
   Şeytanın askerleri görevde
   60. yıl etkinlikleri
   Büyük Felaketin Altmışıncı Yılı
   Lübnan olayları üzerine
   İşgalcinin azgınlığı
   Haçlılık damarları kabardı
   Kısa Notlarla
   Kosova'nın Bağımsızlığı
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.