Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bu kış irtica gelebilir
Cuma, 01 Eylül 2006 - (17:02)
Mehmet Şeker
Yeni Şafak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

"Bu değil de bunun bir yenisi çıkmış, çok acayipmiş!" Her şeyin yenisine meraklı tipler vardır. Bu tiplerin -patlıcanlı reklâm sayesinde- Teknosa müşterileri arasından çıktığını öğrenmiş bulunuyoruz.

O müşteriler, birbirleriyle yenilik yarışı içindeyken, manav tezgâhında gördükleri patlıcanlara bile, "teknolojik ürün" muamelesiyle yaklaşadursun, Türkiye bir devir-teslim törenini daha geride bıraktı.

Biri gitti eski oldu, biri geldi yeni.

Artık, Silahlı Kuvvetlerimiz'in yeni bir Genelkurmay Başkanı var. Hayırlı olsun.

*

Törende yapılan konuşmalarda eski ve yeni başkanların sözlerinden birer cümleye dikkat çekelim.

Orgeneral Hilmi Özkök: "Laikliğin teminatı Türk ulusudur."

Orgeneral Yaşar Büyükanıt: "İrtica tehdidi Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu anda başlamıştır."

*

Giden ağam, gelen paşam değil; ikisi de paşa; bizim paşamız.

Niyetimiz, ne birine övgü, ne diğerine yergi.

Sadece sözlerinden birer cümleyi cımbızla aldık, altını çizdik.

Paşalardan biri Türk milletini laikliğin teminatı olarak görmekteyken (ki bence doğrudur, bu milleti kimse geriye götüremez), diğeri Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte irtica tehdidinin başladığını düşünüyor.

Bu demektir ki Cumhuriyet öncesinde bu memlekette irtica tehlikesi yoktu.

Gerçekten öyle miydi acaba?

*

İrtica tehdidi, Cumhuriyet'in kurulmasıyla başlamış değil ki.

Hele paşanın dediği gibi "anlık" bir şey hiç değil.

Kronometre mi bu, düğmeye bas, çalışsın...

Osmanlı döneminde de yenilik hareketleri vardı ve yenilenme düşüncesi devletin en önemli meselesi haline gelmişti.

Çünkü ilerlemek gerekiyordu.

Atı alan Avrupa, Üsküdar'ı çoktan geçmişti.

*

Yenilenme düşüncesinin başını bizzat padişahlar çekiyordu.

İbn Haldun'un haklı olmadığını ispatlamaya çalışıyordu Osmanlı padişahları.

"Devletler de insanlar gibi doğar, büyür ve günün birinde ölür" tezi, fena halde can sıkıcıydı.

Dolayısıyla sistem irdelenmeli, safralar atılmalı, gereken neyse yapılmalıydı.

Yeniçeri'yi ıslah etmek gerekiyorsa etmeli, kaldırmak gerekiyorsa kaldırmalıydı.

*

Teknolojik hamleye önem vermek, anayasal düzenlemeler ve meclis, silahları ve askerî sistemi yenilemek, toprak düzeninde değişiklik, demiryolu yapılması hep bu maksatla atılan adımlardı.

Dünyada ilk denizaltı siparişini Osmanlı'nın vermesi de aynı sebebe dayanmaktaydı.

Bütün bu yeniliklere karşı çıkanlar da olacaktı elbette.

Her şeyin eski düzende devam etmesini isteyenler.

O dönemin irtica tehdidini de onlar oluşturuyordu.

Tabii bugün kullanılan anlamdaki irtica yanlıları da hep vardı.

*

Vardı ama hem o dönemdeki hem de bu dönemdeki mürtecilerin sayısal olarak ne tuttuğunu, toplum içinde yüzde kaçlık bir dilime sahip olduklarını tartışmak gerekir esasen.

Hatta mümkünse genel nüfus sayımı yaparken, herkese irtica yanlısı olup olmadığı da sorulsun!

Böylece kaç kişiden bahsettiğimiz kesin olarak ortaya çıkmış olur!

Zira ikide bir irtica tehlikesinden bahsetmek epeyce komik kaçıyor.

Kimdir bunlar, ne yer ne içerler, ne yaparlar, nerede nasıl yaşarlar, hepsini bilelim.

Ve ona göre alınacak tedbir neyse alalım.

Afakî konuşmalarla vakit geçirmek, mikrofonun karşısına geçip sürekli irtica tehlikesine vurgu yapmak, koca koca adamlara yakışmıyor.

Konuşulacak daha önemli konular olmalı.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mehmet Şeker'in Diğer Yazıları
   Mesnevî'de astronomi
   Maganda nedir?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.