Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Kiralık Ka(til/lem)ler
Pazartesi, 04 Eylül 2006 - (20:07)
Ahmet Varol
www.vahdet.com.tr

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Çağımız savaşlarında medya cephesinin önemi çatışma cephelerinin öneminden düşük değildir. Siyonist işgalci saldırganlar saldırılarında hiçbir ölçü tanımıyor, herhangi bir insanî değere saygı duymuyorlar. Onların bu tutumları ister istemez vicdan sahibi kitlelerde tepkilere yol açıyor. Bazıları tepkilerini dışa yansıtıyor. Bazılarının tepkileri ise dışa yansımayan vicdanî red derecesinde kalıyor. Ama her hal ü kârda siyonist vahşete karşı kalabalık kitleleri saran bir nefret duygusu hâkim oluyor.

İşgalci siyonist, kitlelere hâkim olan nefret duygusunu dağıtarak kendine karşı tepkiyi hafifletmek amacıyla medyanın gücünden yararlanıyor. Bunun için de kendine göre birtakım aklî gerekçeler, kamuoyuna tutarlı geleceğini umduğu dayanaklar oluşturmaya çalışıyor. Örneğin sekiz kişilik ailenin toptan imha edilmesinin gerekçesi olarak bu ailenin kaldığı evin bodrum katına füzelerin yerleştirildiği iddiası kullanılıyor. Öncelikle şunu ifade edelim ki, kendisi düşmanın hedeflerini belirlerken bile askeri noktaları vurmaya özen gösteren Hizbullah'ın böyle kalabalık aileleri riske sokacak şekilde silah depoları oluşturduğu iddiası tamamen saçmadır. İkinci olarak işgalci siyonist devlet madem ki bodrum katlardaki silah depolarını tespit edebiliyordu neden şimdiye kadar Hizbullah'ın silah depolarına herhangi bir zarar veremezken sürekli sivil hedefleri, altyapı tesislerini, kadınların ve çocukların toplandığı sığınakları, yardım konvoylarını, petrol istasyonlarını, sebze kamyonlarını ve buna benzer sivil hedefleri vurdu? İsrail'in resmi açıklamalarında verilen rakamlara göre bizim bu yazıyı yazmamızdan önce öldürülen "İsrailli" sayısı 128'di ve bunların 92'sini askerler oluşturuyordu. Yani yüzde 72. Gerçekte öldürülen asker sayısının çok daha fazla olduğuna inanıyoruz. Çünkü İsrail sivillerden öldürülenleri açıklarken askerleri büyük ölçüde gizliyor. Gerçek rakamlar ortaya çıksa asker oranının yüzde 90'ı bulacağı kanaatindeyiz. Lübnan tarafından öldürülenlerin sayısı 1100'ü buldu ve bunların yüzde doksandan fazlasını siviller oluşturuyor. Yüzde 30'u da 12 yaşın altındaki çocuklar. Sayılar zaten kıyaslanamayacak derecede büyük farklılık arz ediyor. Oranlar ise birbirinin tam tersi. Resmi açıklamalara göre bile İsrail tarafındaki sivillerin oranı Lübnan tarafındaki 12 yaşından küçük çocukların oranından daha az. Ama siyonist işgalci, kafaları karıştırıp, kendisine yönelen nefretleri yumuşatmak amacıyla dünya kamuoyunu gerçek bilgilerden uzak tutmaya ve yanıltmaya çalışıyor.

"Kiralık" kavramı sadece emlâk ve araçlar için söz konusu değildir. İnsanlar da kiralanabiliyor. Savaşın medya boyutunda başarılı olunabilmesi için "kiralık"lardan büyük ölçüde yararlanılıyor. Çünkü medyaya bir adam sokup da onu etkin konuma getirmek uzun zaman gerektirir. Bu konuma gelmiş olanlardan yararlanılması daha kısa vadede sonuç alınmasına imkân sağlar. Savaşlar ise zamanla yarışılan olaylardır. Dolayısıyla belli bir etkinlik kazanmış, köşe kapmış kalemlerin kiralanması savaş ortamında çok daha önemlidir.

Bilindiği üzere günümüz savaşları oldukça külfetli, ağır masraf gerektiren savaşlardır. Bir savaş uçağının maliyeti 20 milyon, bir tankın maliyeti 4 milyon doları buluyor. Füzelerin maliyetleri özelliklerine göre değişiyor. Bir aileyi imha etmek için yüz binlerce doları harcayan saldırgan bu cinayeti savunacak kalemlerin kiralanması için de bir o kadar parayı harcamaktan çekinmeyebilir. Hayat felsefeleri dünyanın tadını çıkarma anlayışı üzerine kurulu olanlar ise parayı gördükleri yerde dokuz takla atarlar. Çünkü onların kalemlerine siyonist vahşetin perişan ettiği bir milyon Lübnanlıya acıyacak vicdanlar değil beş yıldızlı turistik otellerdeki tatillerin tadını çıkarmayı önemseyen zevkler hükmetmektedir.

Kana'da sığınağa toplanmış 35'i çocuk 65 savunmasız insanı topluca katleden füzeyi atanlarla, onların bu katliamlarını savunanlar arasında hiçbir fark yoktur. Bazılarının elleri kanlıdır, bazılarının kalemleri. Ama hedefleri ve hizmet ettikleri amaç aynıdır. Bununla birlikte aralarında önemli bir fark var: Kana'da katliamı gerçekleştirenler kendi amaçları ve sapık ideolojileri için bunu yapmaktadırlar. Onlarla aynı gürûha dâhil olmadıkları halde onları savunanlar ise bu işi dünyevi hesapları için "kiralık" vasfıyla yapmaktadırlar. Bazıları "katil" kiralarlar. Ama kendileri katil olanların buna ihtiyaçları yoktur. Onlar da kendilerini savunacak kalem kiralamayı tercih ederler. İkisi de kiralık. Peki, farkları nedir?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ahmet Varol'in Son 10 Yazısı
   'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
   Filistin’de Yaşananlar Yine Saptırılıyor
   İsrail, İran’a saldırabilir mi?
   Şeytanın askerleri görevde
   60. yıl etkinlikleri
   Büyük Felaketin Altmışıncı Yılı
   Lübnan olayları üzerine
   İşgalcinin azgınlığı
   Haçlılık damarları kabardı
   Kısa Notlarla
   Kosova'nın Bağımsızlığı
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.