Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Emperyalizmin ‘mezar kazıcılık’ aşkı, İslâm’la hesablaşmak planındandır!
Pazartesi, 09 Ekim 2006 - (14:21)
Selahaddin Eş Çakırgil

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Pazar günleri, okuyucularla yazışmalardan derlemelere ayırdığım bu sütunda, bir diğer ‘Hasbihal’e daha, selâmla başlıyorum..


-Faruk Önal yazıyor: Ermeni Mes’elesi üzerine son zamanlarda pek bir şey yazmadınız.. Çok öncelere aid bir-iki yazınızı hatırlıyorum.. Halbuki, çok gündemde.. Fransa ve Hollanda’nın ermeni soykırımını reddedenlere yaptırım merhalesine geldiği bir dönemdeyiz. Bu açıdan, konuya bir daha değinseniz diyorum..’

‘*--Üzerinde durulacak o kadar konu var ki, bazı konular, ‘sonra değinirim..’ diye ertelenebiliyor.. Ermeni Mes’elesi, gelir-geçer bir mes’ele olmadığından, ertelenen konulardan birisi.. Emperyalist/ şeytanî odaklar, kendi üzerine düşeni yapıyor.. ‘Kendi dinlerinden olanları korumak’ adına, ‘mezar kazıcılığı’ yapıyorlar.. Halbuki, onların kendi dinlerinden olanları da nasıl boğazladıkları, on ve hatta yüzmilyonları nasıl erittikleri mechul değil.. Böyleyken, sadece 1. Dünya Savaşı’nın mağlublarından hesabının sorulmak istenmesinin hedefi, özellikle de İslam’la ve dünya Müslümanlarıyla hesablaşmak.. Gerçi, Kore, Vietnam, Kamboçya, Ruwanda ve Srilanka’da da ve Hırvatistan’da da kanlı savaşlar oldu; ama, hele de Müslüman coğrafyalarında, Keşmir, Cezayir, Filistin ve Moro’da, Nijerya-Biafra İç Savaşı’nda Afganistan’da, Bosna’da, Karabağ’da, , Hind- Pakistan savaşlarında ve İran-Irak Savaşı’nda ve Çeçenistan’da, son olarak da Irak’da ve bütün Ortadoğu’da süren nice kanlı savaş ve boğuşmalarda oluk oluk akan milyonlarca insan kanlarının asıl müsebbibleri kimlerdir? Ölüm tâcirleri olan silah sanayinin devleri, en başta da Amerikan emperyalizmi değil mi?

Bunların sorumluluğu bile hatırlanmayıp, sadece 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı yıkılırken, enkazın altında kalanlardan Ermenileri, insaniyet adınaymış gibi hatırlamak, ne kadar inandırıcıdır? Kaldı ki, en fazla da Müslümanlar kaldı, o enkazın altında.. Haa, bu arada Ermeniler de kaldılar.. Ama, bu, emperyalist güçlerin, Osmanlı’yı parçalamak isterken; bazı ermenilerce ’Belki biz de bir devlet sahibi olabiliriz.’ ümidiyle ‘Daşnaksutyun’ ve ‘Hinçak’ gibi bir kısım silahlı mücadele teşkilatları kurmaları ve kanlı mücadelelere girmeleri yüzünden oldu..

Nasıl ki, PKK bütün kürd halkını temsil etmiyorsa, ermeni teşkilatları da bütün ermenileri temsil etmiyordu.. Ancak, mücadele çetinleştikçe, halklar da ister istemez, işin içine sürükleniyor.. Ermenilerin tamamının işin içinde gözükmesi de böyle olmuştur.. Buna rağmen, bir ermeni katliâm ve soykırımından değil, ancak bir ‘muqatele’den, bir karşılıklı öldürüşmeden sözedilebilir.. Çünkü, dış düşmanlarla şu veya bu netice verecek şekilde savaşlar her zaman olur.. Ama, miladî- 1060’lardan 1860’lara kadar, 800 yıl, Müslümanların arasında, ihanet etmez, ‘kavm-i necîb’, ‘kavm-i sâdık’ diye özel bir yer verilen ermenilerin genelinin bu maceralara dur diyememesi, ortaya ‘tehcir’ / zoraki sürgün ve büyük facialar çıkarmıştır.. Anadolu’da nüfusun neredeyse onda birine yakın bir bölümü oluşturan Ermenilerden bugüne, 30-40 binlik bir nüfus kalmış ve İslam medeniyetinin insanlığa sunduğu güzel bir zenginlik de o savaş sırasında tahrib olmuştur, yazık ki.. Bugün, Amerikan Kongresi’nde, Fransa, Hollanda ve İsviçre meclislerinde sadece Ermeniler için özel bir ilgi gösteriliyorsa, bu mezar kazıcılığıdır.. Ve hristiyan ermenilerle Müslümanların asırlarca birlikteliğinin bütün izlerini de yok etmeye mâtuftur. Onlar aradan çekilse, Müslümanlarla Ermeniler barış izinde yine yaşabilirler.. Bu bakımdan, ‘Doğu hristiyanlığının Kafkas’lardaki kahraman bekçileri..’ olarak pohpohlanan Ermenilerin, emperyalist entrikalara güvenmeyip, yerli Müslüman halklarla barış içinde yaşamak iradesini ortaya koyması gerekir..

Bu arada, Fransa’ya veya bir diğer ülkeye, ‘diplomatik ilişkileri keseriz..’ demenin, reel-politik hiçbir değeri yoktur.. Çünkü bu dalga, Amerika da dahil, bütün Batı dünyasını da kaplayabilir. O zaman, herkesle mi irtibat kesilecektir, ya da, bir müddet sonra yeniden irtibat kurmanın yollarının aranmıyacak mıdır?’

-Mustafa Yağmur yazıyor: ’Dünkü Hürriyet’te (Ö. İ), C. Başkanının, son konuşmasını öğerken, ‘Anlama yeteneğinden yoksunlara bir sözüm yok..’ dedikten sonra, bir de, ‘domuzuna anlamazlıktan gelenler’den sözediyordu.. Yazı edebinden bile haberleri olmayan bu kişilere ağzının payını vermek gerekmez mi?’

‘*-- Diplomaside geçerli ve gerekli bir yöntem olan ‘mukabele-i bilmisl’ (ayniyle mukabele’ , insan ilişkilerinde her zaman sağlıklı neticeler vermez.. Sizi tahrik ve tahkire yeltenen birisine siz de aynı yöntemle cevab vermeye kalkışırsanız, kendinizi o kişiyle aynı duruma da düşürebilirsiniz.. Halbuki, bizim kervanımız, tarih içindeki yolculuğunda ağır da olsa, giderek daha şuûrlu ve emin adımlarla ilerliyor.. Onlarla, onların uslûbuyla yarışa girmek bile bir hata olur. Kendi işimize bakalım..’

-Sabahaddin Kızıltaş yazıyor: ‘Geçmişte birlikte olduğumuz kimselerin bugün bir iktidar uğruna hedeflerinden saptıklarını düşünüyor ve bu yüzden uzak duruyorum. Siz ise, onları hiç eleştirmiyorsunuz..’

‘*--Kaygularınıza saygı duyarım.. Eğer yazılarımı devamlı okuyorsanız, temel konularda ciddî eleştirilerim benim de vardır.. Yanlışları elbette var ve yığınla.. Ve bu, tabiî de.. Ancak, asıl lokomotiflik yapanların iktidar sarhoşluğuna düştüklerini veya ihanet ettiklerini düşünmüyorum; bu da benim kanaatim. Türkiye’nin nasıl bir rejim tarafından kıskıvrak bağlandığını göremezsek, yanlış yaparız. Bu rejimle uzlaşmayı esas alarak verilen bir siyasî mücadeleden çok şey de beklememek gerekir. Geniş kitleler ‘inkılabçı’ bir ruhla, ‘devleti temelden düzeltmeyi göze alacak kararlı bir mücadeleyi göze almadıkça’, başkaları da başka bir şey yapamaz. Bakınız, Şevket Eygi bey bile, 2 Ekim’de, Millî Gazete’de, ‘C.Başkanı olacak kişinin İslamcı olmaması ve hanımının başının da açık olması’ gerektiğini yazabildi.. Bu hatalı yoruma da hemen hıyanet mi diyelim? Birbirimize suçlamalarda biraz daha teennî..’

-E. İrkin’e: Güzel yazınızı özetlemeye kıyamadım.. Müsaid bir zamanda, inşaallah..’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Selahaddin Eş Çakırgil'in Son 10 Yazısı
   Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
   Allah’ın diniyle savaşta olanların, o dinin terimlerinden istifade kurnazlığı..
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   ‘Diktatörlük cumhuriyeti / cumhuriyet diktatörlüğü’ mü?
   Kalblere hükmedilemiyeceğini hâlâ anlamıyan zavallılar..
   Emperyalizm, Lübnan’da yenilmeye mahkûmdur!
   ''Kutsal'' karşıtları, sahiden de ''dua''sız mı?
   ‘Kişilere tapma hastalığı’, başka nasıl olur ki?
   Kosova, bir çetin 'devlet' yolculuğuna çıkarken..
   -Zulm, şirk ve küfrün hâkim olduğu-; ’Her yer Kerbelâ, her gün Âşûrâ..’
   ‘Modern klanlık / kabilecilik’ anlayışının çizgisinde..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.