Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Türkiye, Batı için her zaman “öteki”dir...
Cuma, 13 Ekim 2006 - (00:37)
Davut Dursun
Yeni Şafak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Merhum Cemil Meriç'in bir tespitini hatırlıyorum; bizler bütün camilerimizi, kitaplarımızı, eserlerimizi yaksak, yok etsek bile Batı'nın gözünde biz yine de Batı dışı bir toplumuz, Müslümanız ve Türküz! Batılılar nezdinde “öteki”likten kurtulma şansımız yoktur. Türkiye bunun farkında olmalıdır.


Türkiye ve Türkler, Batılılar için öncelikle bir “öteki”dır. Yani kendisinden olmayan, başkası, hatta rakip ve düşman…

Türkiye'yi “öteki”leştiren pek çok şey var. Ama en önemlisi hiç şüphe yoktur ki farklı bir medeniyet dünyasına ait olmasıdır.

Türkiye'nin ortalama iki asırlık modernleşme tarihi, temelde bu “öteki”likten kurtulma ve Batıyla bütünleşme çabasına yönelmiştir. Bazen örtük, bazense gayet açıklıkla modernleşme veya çağdaşlaşma süreciyle Batı ile bütünleşecek ve “öteki”likten kurtulup Batılı olacaktık…

Ama şu kadar sene sonra geldiğimiz noktaya baktığımızda “öteki”likten bir adım bile geri gitmediğimiz, her türlü yapıp ettiklerimize rağmen hâlâ “öteki” olarak görüldüğümüzdür.

Aslında Batı'nın Türkiye'ye ve Türklere “öteki” olarak bakması sadece Türklerle sınırlı değil; genelde tüm Batı dışı dünyaya karşı böyle bir bakış söz konusudur. Batı insanının zihin dünyasında kendisini merkeze yerleştirme ve Batı dışı dünyayı bu konumlandırmaya göre tayin etme geleneği yeni bir şey değildir.

Mesela Batı medeniyetinin en önemli kavram ve değerlerinden biri olan şu insan hakları uygulamasına baktığımızda Batı dışındaki toplumların nasıl bir “öteki”leştirildiklerini bütün çıplaklığıyla görmek mümkün.

Fransa'nın Ermeni soykırımı diye bir şey yoktur, tarihsel olarak bu tartışmalı ve şüpheli bir durumdur anlamına gelecek bir sözün ifade edilmesini suç saymasını hangi insan hakları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10.maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü çerçevesinde mütalaa etmek mümkündür?

Türkiye ile Batı ülkeleri ve kurumları arasındaki ilişkilerin en problemli alanını ifade özgürlüğüne ilişkin sorunlar oluşturmaktadır. Bu arada 301. madde ile ilgili tartışmalar, gazeteci ve yazarların mahkeme önüne çıkarılmaları gibi hususların hepsi ifade özgürlüğü kapsamında tartışma sorunu olarak gündemimizi süslemektedir.

Bu noktada Batılıların söylemek istedikleri husus şuydu: Avrupa değerleri arasında önemli bir yere sahip olan ifade özgürlüğü asla sınırlandırılamaz. Ancak belirli türdeki eylemler engellenebilir, eyleme dönüşmemiş, yıkıcı olmayan ve “açık ve mevcut tehlike” olarak değerlendirilemeyen düşüncelerin ifadesine asla sınır getirilemez. Avrupalı olmak istiyor ve Avrupa ile bütünleşme amacındaysanız ifade özgürlüğünün önündeki engelleri derhal kaldırmalısınız!

Nitekim Avrupa Birliği sürecinde gerçekten de ifade özgürlüğünün çerçevesi hissedilir şekilde genişletilmiş ve önemli kazanımlar elde edilmiştir. Buna rağmen Türkiye'nin “öteki”likten çıktığını söylemek zordur. Merhum Cemil Meriç'in bir tespitini hatırlıyorum; bizler bütün camilerimizi, kitaplarımızı, eserlerimizi yaksak, yok etsek bile Batı'nın gözünde biz yine de Batı dışı bir toplumuz, Müslümanız ve Türküz! Batılılar nezdinde “öteki”likten kurtulma şansımız yoktur. Türkiye bunun farkında olmalıdır.

Türkiye'de şu anda Fransa'nın yaptığı gibi bir şey yapılmış ve herhangi bir tarihi olayın ifadesi suç olarak kabul edilmiş olsaydı bize karşı yönlendirilen eleştirilerin, suçlamaların ve hakaretlerin tonu acaba ne olurdu? Muhtemelen bu tür eleştiriler karşısında ne yapacağımızı şaşırırdık.

Peki Fransa'ya benzer eleştiriler yapılacak mı?

Daha doğrusu Fransa, Ermeni soykırımına ilişkin getirdiği ifade sınırlamasından dolayı eleştirilecek, ciddi sorgulamalara maruz kalacak mı?

Muhtemelen belli düzeylerde eleştiriler gündeme gelecektir. Ancak bir zaman sonra bunlar gündemden düşecek ve Batı yine bize yani “öteki”lere, ifade özgürlüğü konusunda ders vermeye devam edecektir.

Buradan Batılıların dahi itibar etmedikleri ifade özgürlüğünü bizim istediğimiz gibi sınırlandırmamız normaldir anlamı çıkarılmamalıdır. Benim dikkat çekmek istediğim husus çağdaş değerler, özgürlükler ve insan hakları gibi argümanların öncelikle Batılı insan için düşünülmüş olmasıdır. Biz “ötekiler” için ölçütler farklılaşmakta ve Batı dışı toplumlar için daha düşük düzeyde olanlar uygun görülmektedir. Bir adım ötesinde ise bu tür değerlerin ve hakların Batı dışı toplumları köşeye sıkıştırmanın bir aracı olarak görülmesi ise daha vahim bir duruma işaret etmektedir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Davut Dursun'in Diğer Yazıları
   Modern zihin ve dinin gerçekliği
   Syriana ve Ortadoğu'nun demokratikleşmesi...
   Bir senaryo mu uygulanıyor?
   Türkiye'nin ''B planı'' var mı?
   ''11'ler olayı''nı hatırlayan varmı?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.