Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Eleştirimiz ölü Ecevit’e değil, yaşayan Ecevitler’e!..
Salı, 07 Kasım 2006 - (23:08)
Ali Karahasanoğlu
Vakit Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yapmayın beyler.. Birbirimizi kandırmayalım.. Her gün dine söverken, şimdi dini ilkeleri öne sürüp, bize akıl vermeye kalkışmayın..


Kutan’dan Arınç’a, Sezer’den Karayalçın’a kadar Ecevit’e övgüler düzen tüm siyasilere karşın, bize “dürüstlük” imajı ile tanıtılan Ecevit’in dürüst olmadığını, “demokrat” olarak tanıtılan Ecevit’in demokrat olmadığını, “özgürlükçü” olduğu ileri sürülen Ecevit’in özgürlükçü olmadığını söyleyeceğim.

Açıktır ki; şu andan sonra o benim eleştirilerime kulak verecek, kendisini düzeltecek durumda değil..

Dolayısıyla benim mesajım; Ecevit’in şahsında, hayattaki Ecevitler’e.. Hayatta olup, Ecevit gibi icraat sergileyenlere.. Örneğin Sezer’e.. Örneğin Baykal’a.. Örneğin Alemdaroğlu’na.. Örneğin Serter’e.. Örneğin Eruygur’a, Tolon’a.. Örneğin ...

Evvela, 12 Eylül öncesinden başlayalım.. Dürüstlük imajı ile kamuoyunda tanıtılan Ecevit, rakip partiden 11 milletvekilini transfer edip hükümet kuruyor ve transfer ettiği 10 milletvekiline bakanlık koltuğu veriyordu.

Söyler misiniz, dürüst bir siyasetçi böyle kirli bir işi nasıl yapabilir?

Üç tane parti değiştirdi diye, bir milletvekiline “Fırıldak” sıfatı yapıştıranlar, Ecevit’i; bu suçuna rağmen, nasıl “dürüst” diye tanıtırlar?

Geçelim.. 28 Şubat sürecinde Erbakan Başbakanlığı’ndaki hükümete, askerler 18 maddelik kararı dayattığında ne yapmıştı demokrat Ecevit?

MGK kararlarını imzalamayıp siyasi liderleri ziyarete çıkarak destek isteyen Erbakan’a “Bu; hükümetin kendi sorunu” diyerek sırtını dönmemiş miydi? Sivil başbakan Erbakan’a sırtını dönüp, tercihini askerlerin dayatmasından yana almamış mıydı?

Nasıl demokratlık bu?

Sonrasında Demirel’in ayak oyunları ile kurulan hükümette Başbakan Yardımcılığı ve hatta dışardan destekli tek başına Başbakanlık koltuğuna oturma serüvenlerinin, onun ne kadar demokrat olduğunu açıkça gösterdiğini sanıyorum.
Geçelim özgürlükçülüğüne..

Özgürlükten yana bir insan, Milletin Meclisi’ndeki bir milletvekiline, hem de bir bayana, o sözleri nasıl sarfedebilir? “Bu kadına haddini bildirin” nasıl diyebilir?

Aklı yeten, ikna kabiliyetine inanan biri varsa, çıksın söylesin, özgürlükçü bir insan bunu nasıl yapabilir?

Evet; Ecevit öldü.. Artık bunları yazmamızın bir faydası yok..

1925 doğumlu, Fahri oğlu Bülent Ecevit için yazıyorsak, tabii ki faydası yok. Ama hayatta olan başka Ecevitler yok mu? Hâlâ dürüst olduğunu ileri sürüp, ayak oyunları ile milletin temsilcilerini devirmek isteyenler yok mu? Demokrat olduğunu söyleyip, askeri sistem sözcülüğünü savunanlar yok mu? Özgürlükçü olduğunu beyan edip, “Şu yasak.. bu yasak.. Ona izin verilemez.. Buna izin verilemez..” diyenler yok mu?

Evet, eleştirilerim, cansız bir bedene değil. Eleştirilerim, canlı bedenlere.. Onlara sesleniyorum; hepimizin, hepinizin sonu işte bu!..

Bir gün gelecek, siz de, biz de toprak olacağız. Söyleyin, Ecevit ne kazandı, dürüstlük imajını bozma uğruna elde ettiği Başbakanlık koltuğu ile?.. Ne kazandı, demokratlığını satıp, askerin siyaset yapmasına onay vermekle?.. Ne kazandı, Merve Kavakçı’ya “haddini bildirin” demekle?.. Var mı şimdi bu tavırlarının ona bir faydası?..

Bırakın faydasını, bir de bunların hesabını vermeyecek mi gittiği yerde şimdi?..

Bir milletvekiline, elde ettiği hakkını vermemek, dünyada güçlü iseniz belki mümkün olabilir.. Ama görüyorsunuz işte, kimse dünyaya kazık çakmıyor. Birer ikişer gidiyoruz öbür aleme.. Peki, gittiğimiz yerde ne yapacağız? Orada da bizim gücümüze göre mi karar verilecek? Yoksa “zerre miktarı hakkı, sahibine teslim eden adalet” ile mi?

Son sözüm; klasik söylemle bu yazıya karşı çıkacaklara.. “Ölünün arkasından konuşulmaz.. Bu Müslümanlığa da sığmaz..” diyeceklere..

Samimi değilsiniz beyler.. Bunu söylemeye sizin hiçbir hakkınız yok..

Bunu söyleyecek adam, hayatında, Sultan Vahideddin için, hiç “Hain” dememesi gerekirdi.. Şeyh Said için, “Ajan, satılmış, İngiliz oyuncağı” dememesi gerekirdi.
Siz istediğinize iftira ederek ölü-diri demeden saldıracaksınız... Ama biz, iftira etmeden, eleştiri bile yapamayacağız öyle mi?

Yapmayın beyler.. Birbirimizi kandırmayalım.. Her gün dine söverken, şimdi dini ilkeleri öne sürüp, bize akıl vermeye kalkışmayın..

Söyledik işte; bizim eleştirilerimiz, Ecevit’in şahsında, onun fikriyatını yürütenlere.. Onun icraatını sürdürmek isteyenlere..

Kaldı ki; Ecevit hayatta iken, biz bunları yazmaktan çekinen ve korkan insanlar değildik ki.. Bir aşama yaşandı.. Sadece önceden yazdıklarımızı hatırlatıyoruz.
Geride kalanlar, belki “ibret” alırlar diye..

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ali Karahasanoğlu'in Diğer Yazıları
   “Mini etekliye kezzap” oluverdi aniden “şırıngalı saldırgan”!..
   Yasağın kanunla kaldırılması apaçık tuzaktır!
   Şemdinli, Gümüşhane derken şimdi de Adana örneği!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.