Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Cumhurbaşkanlığı Seçimi Ekonominin Gözardı Edilmesine Neden Oluyor
Cuma, 31 Ağustos 2007 - (00:07)
Doç. Dr. Ünsal Ban

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İnsanlık tarihinin en önemli kilometre taşlarından birisi insanoğlunun ekonomiyi tanıması ile olmuştur.


İnsanlık tarihinin en önemli kilometre taşlarından birisi insanoğlunun ekonomiyi tanıması ile olmuştur. Ekonomi tarih boyunca bazen bireysel bazen de genel anlamda anlaşılırken, gelişmişliğin ölçüsü insanlık tarihinin iptidai zamanlarında bazen avlanan hayvanlarının sayısı, bazen savaşlarda elde edilen ganimetlerle ve topraklarla, günümüzde ise bireysel anlamda kişi başına düşen gelirle ve GSMH ile ölçülür olmuştur. Başka bir ifade ile günümüzde güçlü olmanın göstergesi ekonomik göstergelerin üst düzeyde olması ile mümkündür. Cumhuriyetin ilanından bugüne kadar verilen savaşımlar neticesinde ise Türkiye, Dünyanın 20 büyük ekonomisinden birisi haline gelmiştir. Ancak bu sonuç hala yeterli değildir. Gelişmişlik sürekli bir çalışmayı gerektirir. Hiçbir zaman bu yeterli diyerek dayanak oluşturmamak gerekmektedir. Öyle ki bu yarışta geriden gelenler çok rahat çalışmayanları, güne ayak uyduramayanları geçerler. Kendinizi emin hissettiğiniz an dayanağınız bir sabun köpüğü misali sönüverir. Örneğin 90 lı yıların başlarında Çin ile Türkiye GSMH de aynı rakamlarda iken Çin şimdi bir dünya devi olmuştur.

Bunları niçin söylüyorum? Ne yazık ki Türkiye yaklaşık son 6 ayını Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklamış durumdadır. Bu merkezi odaklanma neticesinde de bazı çevrelerce sonucu anlaşılamayan ve bilinmeyen müphem olaylar meydana getirilmiştir. Ne yazık ki bu süreçte 7 sinden 70 ine kadar herkes bir görüş belirtmiş, binlerce senaryo tevali edilmiştir.

Cumhurbaşkanı seçiminin temel noktasında ise toplumun birçok kesiminde sorun olarak görülmeyen ancak bazı kesimlerince sorun haline getirilen biemsal tartışmalar yer almaktadır. Tartışmalarda ülkenin geleceği düşünülmesi gerekmekte iken daha çok kısa vadeli görüşler yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki Cumhurbaşkanlığı bir hizmet makamıdır. Halkın birliğini ve bütünlüğünü temsil eder. Bu anlamda Sayın GÜL'ün Cumhurbaşkanı olması konusunun niçin tartışıldığını anlama imkanı yoktur. Sayın ÖZAL'da olduğu gibi bir kaç siyasi partinin şimdiden seçilecek cumhurbaşkanını boykot edeceğini ifade etmesi bu partilerin kısa vadeli tartışmaların odağında yer aldıklarını göstermektedir. Yine hatırlanacağı üzere ÖZAL Cumhurbaşkanı seçildiğinde boykot edeceğini söyleyen Sayın Demirel daha sonra devletin tepesinde kavga ettirmem diyerek birlik ve beraberliğin önemine işaret etmiştir. Sanırım bu tarihten alınacak büyük derslerden birisidir. Türkiye bu tartışmalara devam ettiği sürece okyanus da dümeni kilitlenmiş bir tekne gibi yalnız ve istinatsız kalacaktır.

Bundan sonra Türkiye'nin sorunu, cumhurbaşkanının kim olması değil, Türkiye'nin istikbalinin nasıl olacağı olmalıdır. Sayın Ertuğrul ÖZKÖK'ün de dediği gibi bu ülke intikam ve rövanş duygularından çok çekmiştir. Bu anlamda kısır çatışmalarla ülke gündeminin doldurulmasını veya ülke gündeminin odağına cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bu şekilde getirilmesi tarafımca pek anlamlı ve doğru bulunmamaktadır. Rüzgar ekenin fırtına biçeceği asla unutulmamalıdır.

Burada rüzgar ekme derken kastımız gerçek sorunlarımızı görmezlikten gelmemiz anlamındadır. Türkiye'nin mutsuz bir nesil yetiştirme lüksü yoktur. Müebbeden inkişaf etmiş bir Türkiye'ye ihtiyacımız vardır. Bunun içinde son yıllarda elde edilmiş ekonomik verilerin sürekliliğinin sağlanabilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Artık rekabetçi bir ekonomi yaratabilmek için bir takım reformların yapma zamanı gelmiştir.

Öncelikle yeni hükümetin aşağıdaki konulara eğilmesi gerekmektedir.

-Türkiye'nin risk primini yükselten en önemli unsurlardan birisi Dış ticaret açığı, dolayısıyla cari açıktır. Cari açığın azaltılmasına yönelik tedbirler alınmalıdır.

- Ekonomide şimdiye kadar mali kesim yönlü kararlar alınmıştır. Mali kesimde oluşturulan bu rekabetçi yapının artık reel kesimde de oluşturulması gerekmektedir. Reel kesimin rekabetçi gücünün artılmasına yönelik istihdam vergi yüklerinin azaltılması dahil olmak üzere ARGE ağırlıklı bir yapı oluşturulmalıdır.

- Yatırımların önünde önemli engellerden birisi olan Reel faiz oranları en kısa sürede indirilmelidir. Bu şekilde reel kesimin kaynak kullanımı desteklenmelidir.

Sağlam temellere oturtulmuş gelir kaynakları oluşturulması gerekmektedir. Öyle ki bu yılın ilk altı aylık verileri, yıl sonu hedeflerinde ciddi sapmalar olacağını şimdiden göstermektedir. Gelir ve gider kalemlerinin yeniden ele alınması gerekli olmaktadır. Bu anlamda eğer gelir kalemlerinde artış düşünülüyorsa Türkiye'nin rekabetçi yapısında değişmeye neden olunmamalıdır.

- Diğer yandan global piyasalarda son yıllarda yaşanan ve lehimize olan hareketlerden maksimum düzeyde faydalanmanın yollarını bulmamız ve bunu sürekli hale getirmemiz gerekmektedir.

Bilinmelidir ki yabancı yatırımcılar açısından Türkiye hala riskli ülkeler sınıfında görülmektedir. Bunun nedenleri arasında Türkiye'nin yükselen piyasa olmasının yanı sıra siyasi kargaşalar olarak gösterilmektedir. Belki birincisi zaman alacaktır ama ikincisi millet olarak bizim çözeceğimiz konulardan birisidir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Doç. Dr. Ünsal Ban'in Son 10 Yazısı
   Krizde Sonun Başlangıcındayız...
   Özelleştirmede Sorular ve Cevapları
   Kapatma Davası ve Algılanan Risk
   ANKARA’nın TAŞINA BAK…
   2008 Bütçesi ve Reel Kesim Beklentileri
   Tezkere Ekonomiyi Etkiler mi?
   Borsada Kazanmanın Yolu Bulunabilir mi?
   1 Dolar 1 YTL Olur mu?
   Hedefler Büyüdükçe Göl Küçük Gelecektir
   Konut Fiyatları Ne Olacak?
   Sayın Bakan Zafer Çağlayan, Sanayi Envanteri Konusunu Çözmeli
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.