Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Mesnevî'de astronomi
Salı, 04 Aralık 2007 - (10:04)
Mehmet Şeker
Yeni Şafak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Kopernik 1473 Polonya doğumlu. İlahiyat, hukuk ve tıp okudu, astronomi üzerine çalışmalarıyla tanındı. Gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü açıklamak için yıllarca bekledi.

Kiliseden çekiniyordu. Sonunda ateşte yakılmak gibi bir ceza var. Ömrünün sonuna doğru hastalanınca korkusunu yendi. Papa'ya bir mektup yazarak teorilerini açıkladı. 1540'ta kitabının basılması için izin çıktı. Üç yıl sonra da öldü.

* * *

Aynı yönde çalışmalar yapan Galile ise 1564'te İtalya'da doğdu. Astronomi üzerine verdiği eserler dolayısıyla papazların hücumuna uğradı. Kitaplarını tetkik için 1616'da kurulan bir komisyon, dünyanın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi. O da bir müddet bu konulardan uzaklaştı.

Arkadaşı 8. Urban olarak Papa seçilince, cesaret gösterip “İki Kâinat Sistemi Üzerine Konuşmalar” kitabını yazdı.

Bu eser, kilise tarafından yapılan uyarıları dikkate almadığının kanıtıydı. 13 Şubat 1633'te Roma'da mahkemeye çağrıldı. Kitap yasaklandı ve Kutsal Engizisyon onu yetmişinde müebbet hapse mahkûm etti. Ceza ev hapsine çevrildi. 1642'de öldü.

* * *

Meşhur hikâye... Roma'da yargılandığı sırada zorlamalara ve dostlarının ısrarına dayanamayıp dünyanın dönmediğini kabul etmişti.

Mahkeme çıkışında ise ayağını yere vurarak “Yine de dönüyor” diye bağırdığı söylenir.

* * *

Bu iki batılı âlimin görüşlerinden çok daha önce, 1200'lü yılların ortalarında, Mevlâna meşhur eseri Mesnevî'de dünyanın döndüğünü şu beyitlerle dile getiriyordu:

“Dolap gibi dönüp duran gökten kıyas tut. Onun dönmesi nedendir?”

“...ey gök, ne vakte dek yerin etrafında dönüp duracaksın?”

“...bu gökyüzü de elinde olmaksızın dönüp durmada.”

* * *

Hafta sonu TZT salonunda, Büyükşehir Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Hoşgörünün Adı Mevlâna Konferansı”ndaydık.

Prof. M. Erol Kılıç, Prof. İskender Pala ve Prof. Kenan Gürsoy tarafından yönetilen üç oturum yapıldı.

Tarık Zafer Tunaya'ya yaya olarak gitmiştim. Park sorunu yüzünden arabamda ikinci bir çizik olsun istemiyordum. Bu defa önceki kadar hoşgörülü olmayabilirdim.

* * *

Konferans boyunca değerli ilim adamları çok önemli bildiriler sundu.

Yrd. Doç. Nuri Şimşekler, “Mevlâna'nın misyonu” denince, genellikle sevgi, hoşgörü ve barış elçisi gibi terimlerin gelmesinin yanlış olmadığını, ancak bu zikredilenlerin sadece bir yönü olması hasebiyle, eksik kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

Herkes kabı ölçüsünde nasiplenir.

* * *

Şimşekler, Hz. Mevlâna'nın, eserinde bilim adamlarını konuşturarak atmosferi bir yumurtanın beyazına, dünyayı da sarısına benzettiğini, dünyanın boşlukta durduğuna işaret ettiğini, ayrıca mıknatıs ve kehribar örneğiyle yer çekiminden bahsettiğini söyledi.

“Nevton'un Mevlâna'dan yaklaşık 500 yıl sonra 1687'de yer çekimini keşfettiğinde (!) nasıl bir ilgi uyandırdığı herkesin malûmudur.”

* * *

İşte Mesnevî'den ilgili beyitler:

“Tabiata inananlar; gök bir yumurtadır, yeryüzü de onun sarısı diye itikat etmişlerdir. / Birisi 'Bu yeryüzü yeri kaplayan göğün ortasında nasıl duruyor? / Havaya asılmış kandil gibi ne aşağıya gitmekte ne yukarı çıkmakta' dedi / O hâkim 'Altı cihetten de göğün çekmesi yüzünden hava ortasında kalır. / Mıknatıstan bir yuvarlak olsa ortasına konan demir, ortada kalır' diye cevap verdi / Öteki hâkim de 'saf gök, kara toprağı kendisine çekmez... / Onu altı taraftan da iter. Ondan dolayı da yeryüzü, kuvvetli yeller ortasında muallâkta kalmıştır' dedi. / Yeryüzünde ve gökyüzünde ne varsa hepsi de zerre zerre kehribar gibi kendi cinsini çekmededir.”

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mehmet Şeker'in Diğer Yazıları
   Bu kış irtica gelebilir
   Maganda nedir?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.