Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Şemdinli, Gümüşhane derken şimdi de Adana örneği!
Pazar, 30 Aralık 2007 - (15:09)
Ali Karahasanoğlu
Vakit Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Şemdinli, Gümüşhane derken, şimdi de Adana örneği yaşandı.. Şemdinli’de iki astsubay ve bir itirafçı, bir dükkâna bomba atıp adam öldürdükleri iddiası ile yargılanıyorlar..



Yargılamayı kim yapacak?
Mevzuat net değilmiş..
Hatta yargılamayı kim yapacaktan önce, suçun tanımlaması ne, onun da durumu net değilmiş. Onun içindir ki; Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile, 9. Ceza Dairesi arasında ihtilaf yaşandı.. Sonuçta Ceza Genel Kurulu ihtilafı çözüp, “9. Ceza Dairesi bakmalı” dedi.
9. Ceza Dairesi de, “Bu işlere sivil mahkemeler değil, askeri mahkemeler bakar” diyerek, 39’ar yıl ceza alan sanıkların yargılamasında “görevsizlik kararı” verilmesini istedi..
“Sanıkların tahliyeleri yakındır” diye yorumlar yapıldı..
Gelişmeler de, bu yorumlar doğrultusunda gerçekleşti.
Sivil mahkeme; dosyayı askeri mahkemeye gönderdi, askeri mahkeme de ilk duruşmada tahliye kararı verdi..
Ya Gümüşhane’de ne oldu?
Domuz avına çıkan köylüler, terörist sanılıp askerler tarafından vuruldu.. Emri veren üsteğmen, 30 yıl hapse mahkûm oldu.. Ancak temyiz aşamasında, “Yargılamayı sivil mahkeme mi yapacaktı, askeri mahkeme mi yapacaktı?” tartışması yaşandı..
Sonuçta Yargıtay; o davada da sivil mahkemeyi görevsiz kabul edip, dosyanın askeri mahkemeye gönderilmesine karar verdi..
İki olayda da, “sivil mahkemeler görevsiz, askeri mahkeme görevli” denildi.
Ha unutmadan, ilginçtir; Gümüşhane’deki olayda beraat eden askerler de vardı.. Yargıtay, beraat eden askerlerin kararını onamış, sadece mahkûm edilen subayın kararını görevsizlikten bozmuş!
Hayli ilginç bir durum.
“Beraatleri onayalım da, beraatler kesinleşsin. Ne olur ne olmaz, yarın bir aksilik çıkabilir.. Mahkûmiyeti ise, askeri mahkemeye gönderelim. Birkaç yıl da orada oyalansın” anlayışı!
Yerel mahkeme ne diyecek, Ceza Genel Kurulu ne diyecek belli değil henüz..
Sonra Adana’ya geldik..
Adana’da, Askeri cezaevinde bir er, dövülerek öldürülmüş. Yargılanan erler, “Komutanımız emretti, biz de copla dövdük. Ama işkence yapmadık” diye kendilerini savunmuşlar..
Bu dava da; bir sivil mahkemeye, bir askeri mahkemeye gitmiş gelmiş..
Bir türlü dosyaya kimin bakacağına karar verilememiş..
Ancak en sonunda, Uyuşmazlık Mahkemesi, son noktayı koymuş ihtilafa: “Yargılama, sivil mahkemede yapılmalı.”
2005’teki olay için; daha yeni, geçtiğimiz hafta başlamış esas yetkili mahkemenin yargılaması..
2 sene, “Sen mi görevlisin, ben mi görevliyim?” tartışması ile geçmiş anlayacağınız..
Ve ilginçtir; ilk duruşmada da, sanıklardan birisi şu ifadeyi vermiş: “Komutanımız yarbay M. S., 'Ha dağda çatışan terörist, ha buradaki mahkûmlar' diyordu. M.P. de mahkûm elbisesini giymeyip, saldırınca E., M. ve N. ile birlikte copla vurduk. Başka mahkûmları da dövmüştük. Ancak işkence yok."
İfadedeki bilgiler nasıl? Tam Şemdinli’deki astsubayın lâflarına benziyor değil mi?
Aynen öyle..
Şemdinli olayı.. Gümüşhane olayı.. Ve Adana olayı.. Buyrun siz karar verin..
Nerede yargılanacak askerler?
“Biz hukukçu muyuz ki karar verelim, siz verin” demeyin sakın..
Hukukçu olanlar çözemediler ki?
Belki hukukçu olmayanlar çözer!
Esprisi bir yana, Ağır Ceza’da, Yargıtay’da, Uyuşmazlık Mahkemesi’nde onlarca hukukçu hakim bu dosyalara baktılar.. Onların kararları da, işte yukarıda anlattığım gibi, bir gün böyle, bir gün şöyle!..
Hayli garip bir durum değil mi?..
Askerler suç işlediklerinde, nerede yargılanacaklarına dair niçin net bir uygulama yok acaba?..
Yoksa, “görev suçu” idi, “görev sırasında” idi, “suçun görevle ilgisi yok ki” türünden teknik sebeplerle, davaların uzatılması ve olayların soğutulması mı amaçlanıyor?
Bu arada da, “askerin yargılanamazlığı” fikrinin perçinleşmesi mi sağlanmak isteniyor?
Bir hukuk devletinde olacak şey midir bu?
Yücel Aşkın yargılanırken; barolardan tutun, üniversitelere kadar herkes ayağa kalkmış akıl veriyorlardı.. “Şu görevlidir, bu görevli değildir” diye..
Şimdi de biriniz çıkıp, bir akıl versenize, “Askerlerin işledikleri suçlarda, kim görevlidir?”
ÖrneğinBarolar Birliği Başkanı, örneğin ceza hukukçusu bir profesör, çıkıp izah etsin şu vahim tabloyu!
Tabi izah etmeye güçleri yeterse!

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ali Karahasanoğlu'in Diğer Yazıları
   “Mini etekliye kezzap” oluverdi aniden “şırıngalı saldırgan”!..
   Yasağın kanunla kaldırılması apaçık tuzaktır!
   Eleştirimiz ölü Ecevit’e değil, yaşayan Ecevitler’e!..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.