Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Ker-bela
Pazartesi, 21 Ocak 2008 - (10:23)
Abdurrahman Dilipak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Asıl sorun “dine karşı din”. Birileri laikliği yeni bir din şeklinde dayatmak istiyor. Ya da “dinler üstü bir din standardı” gibi takdim etmeye çalışıyor.. “Modernleşme” isimli puta tapmamızı istiyorlar.


Canan Arıtman açıkça bunu teklif ediyor bize..
“Medeniyet denilen maskara mahluk”a, “tek dişi kalmış canavar”a bakar mısınız?
Kocası tapınakçı ayinini düzenlerken Rodos’ta, kendisi İzmir’den gelip Ankara’da, “mana ve mefhum olarak içinde hilafetin mündemiç olduğu bir makam”daki bir “beyaz Türk” bakın bize neler söylüyor hele.. CHP’lilere, Yargıtay Savcısı ve Danıştay Başkanı’na Yakup Kadri’nin “çarşaf ve peçeye dair” yazısını dağıtmak isterdim..
Mevlana ihtifali, cem ayini ya da Hacı Bektaş şenlikleri deyince sıraya girenler, İslâm’ın gereklerinden biri karşısında nasıl da tek saf oluveriyorlar öyle..
Mason locasının tapınak ayinlerine katılanlara karşı kimsenin sesi çıkıyor mu?
Nasıl bir belaya çattık böyle.. “Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu”. “Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek/Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?”
Bu katiller sürüsü, kendi yavrusunu parçalayan sırtlanlar gibi her tarafa saldırıyor.. Kan ve güzyaşı, çalınan alınterleri üzerine kendilerine servet ve iktidar üretme geleneği dünden bugüne hep varoldu, ama hiç bu kadar hoyratlaşmamıştı..
Dört büyük ırktan birini yokedip birini köleleştirenler kimler idi? Onların yerli işbirlikçileri, acenteları ve örgütlerinin üyeleri kimler?
Dünyayı kim haraca bağladı? Dünya gelirinin yarısı kaç aileye gidiyor?.
Bölgemizde 23 ülkenin sınırlarını, rejimlerini, iktidar yapılarını kim, kimin eliyle ve nasıl değiştirmek istiyor?
Darbelerin arkasında kimler vardı ve yerli işbirlikçileri kimlerdi?
Aynı ülkenin çocuklarını birbirine kırdıran kimlerdi?
“Vatan, millet” diye insanları sokağa dökmeye çalışanların örgüt arkadaşı ile fuhuş alemini 12 yaşındaki oğluna kameraya aldıran anlayış hangi zihniyetin fideliğinde yetişti, söyler misiniz?
İnancı, fikri suç, kitabı suç aleti, düşünen adamı suçlu ilan edenler, millete indirilen hangi alçakça darbenin tetikçileri idi ve onun media, mafia, sermaye, siyaset ve bürokrasideki uzantıları kimler!
2 dünya savaşını kim çıkarttı?
Adına “Soğuk savaş” denilen 3. Dünya Savaşı kimin eseri idi? Onların yerli tetikçileri kimlerdi?.
Tarihin sonunu getirecek, adına “medeniyetler arası savaş” denilen 4. Dünya Savaşı’nı bir yüzyılın içine sıkıştırmaya çalışanlar kimler?
Havayı, suyu, toprağı kim kirletti?
Vahşi kapitalizmin tepesindeki Siyonist kadroların yerli işbirlikçileri kimler?
İşte asıl kötü bela bu!
Ebu Cehil’ler hâlâ aramızda yaşıyor.. Çağdaş Nemrut’lar, Firavun’lar, Yezid’ler, çağdaş Musa’ların İbrahim’lerin, Hasan’ların, Hüseyin’lerin, Fatıma’ların peşinde..
Sanırım şimdi, karanlığa küfretmek yerine, kalkıp bir mum yakma zamanıdır..
Ve şimdi işte tam o zamandır.
Çünkü, karanlık aydınlığın yokluğudur.
Allah sizin ellerinizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek ister..
Zaman kendi tabii mecrasında akıp gidiyor.. Şimdi tanın ağarma zamanıdır..
Şimdi ırmak kendi yatağına dönmektedir, tüm engelleri aşıp..
Düşünsenize, bütün bu olanlar olmasaydı, biz biz olabilir mi idik?
Hayat iman ve cihaddan ibarettir..
Karanlığın en koyu anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır..
Bu süreçte bize düşen, üzerimize düşen görevi yapıp yapmadığımızdan ibarettir. Sonucu takdir edecek olan “O” dur. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır..
Hüküm sahibi, mutlak iktidar (Kadiri mutlak) olan odur. Kalpleri çeviren odur..
Kimbilir, bu hayatın keskinleşen anında, bizi yoketmeye gelen birileri bizde hayat bulacaktır belki de.
İnsanlar bu tartışmaların ışığında gerçeğin farkına varıyorlar bazen..
Alevi Aleviliğini, Sünni Sünnliğini, Kürt Kürtlüğünü, Türk Türklüğünü sorguluyor bugün. Sağ da sol da sorgulanıyor.. İnsanlar kendi gerçekleri ile yüzleşiyorlar.. Ve insanlar ötekini tanımaya , anlamaya çalışıyor bugün. Aleviler içinde Kur’an öğrenme eğilimi artıyor. Hacca gidiş artıyor. Cem evlerinde Kur’an kursları açılıyor, düşünebiliyor musunuz? Alisiz Alevilik iflas etti.. Alevilik Şamanizmdir, ya da laikliktir anlayışı da iflas etti..
İşte umut verici ve güzel olan bu..
Rakel’in dediği gibi, “Bebekten katil üreten” düzen değişmeli.. Kan kanla değil, “Kan adaletle temizlenmeli!” Ne garip tesadüf değil mi, İslâm dünyası Hüseyin için ağlarken, bir başka yerde, Müslüman bir ülkede büyük bir halk kesimi bir “Ermeni gazeteci” için ağlıyordu.. Diyarbakır’da bir Kürt anne, bir Kürt militanın bombalı eyleminde hayatını kaybeden küçük oğlu için ağlıyordu.
Birileri bu milletin anasını ağlattı bu güne kadar.. Birileri, bu ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretrmeye kalktı.. İlerici-gerici, sağcı-solcu, Alevi-Sünni dedi vurdu. Ermeni-Türk dedi, Kürt-Türk dedi vurdu.. Bu millete kahpece vuran, sokaktaki çocukları kandırıp, eline silah tutuşturup cinayet işletenlerin bu kirli oyunlarına gelmeme konusunda artık bir şey yapma zamanı geldi geçiyor..
Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı duralım..
Unutmayalım ki, bir insana yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir..
Son 300 yıldır, ilk kez “kendimiz olma” fırsatı doğuyor.. Birileri bunu bize çok görüyor. Birileri bunun önünü kesmeye çalışıyor.
Artık din, toplumun gündeminde yalnızca sıradan bir gelenek değil.. Allah’a (cc) doğru bir tekamül yolculuğu.. Dünya bir imtihan yeridir. Bu böyle biline.
Kuşkusuz bu süreç çalkantılı, kırılmalara, sapmalara, savrulmalara da sebeb olacak. Gelenler, gidenler olacak.. Ama gelişmeler doğru yönde ve ileri doğru.
Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..
Büyük dönüşümün zamanlamasına yön verecek olan temel dinamik, bizim zeka ve performansımız ve hepsinden önemli ve önce, Allah’ın bizim için tayin ettiği imtihan ortamıdır.
Selam ve dua ile.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Abdurrahman Dilipak'in Son 10 Yazısı
   Mehdi mi dediniz?
   Efkar bastı!
   Futbol, bir din ya da put mu?..
   “Allah sana rahmet etmesin!?”
   Cehaletin böylesi - 2
   Cehaletin böylesi - 1
   Pakistan, Kenya derken!
   Ah Gregory ah!
   Novo Ordo Seclorum ya da, Süleymaniye’den Pakistan’a..
   BENAZİR'İ DE VURDULAR...
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.