Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Yasağın kanunla kaldırılması apaçık tuzaktır!
Perşembe, 31 Ocak 2008 - (12:17)
Ali Karahasanoğlu
Vakit Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

MHP’nin ilk somut teklifi, şu ana kadar gündeme giren teklifler arasında dört dörtlük diyebileceğim bir teklifti.. Anayasa’nın 10. maddesini değiştirmeye yönelikti. Kamu hizmeti gören ve kamu hizmeti alan ayrımı yapıyordu. Bundan ötesini, zaten kimsenin dillendirebildiği bile yok..
Ama anlaşılan o ki, AK Parti içindeki derin bazı kişiler, bu net teklifin, başörtü yasağına geniş bir çözüm getireceği düşüncesi ile, hemen karşı teklifler geliştirdiler.
Bu arada biz de gördük ki; 6 senedir bu sorunu çözmek için “Ha bugün, ha yarın” diye erteleme yapan AKParti’nin, henüz somut bir çözüm önerisi hazır değilmiş!.
Hazır değil ki; MHP’nin somut önerisi üzerine, daha yeni düşünüp, Anayasa’nın 42. maddesine bir ekleme yaparak konunun çözümlenebileceğini varsayıyorlar.
Peki AKPARTİ’nin somut teklifi ne?
Anayasa’ya, “Kanunda açıkça yazılı olmayan bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez” ifadesini eklemek.
Böyle bir madde yok mu Anayasa’da? Vaaar.
Nerde? 13. maddede: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks?z?n yaln?zca Anayasa’n?n ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağl? olarak ve ancak kanunla s?n?rlanabilir.”
Gördüğünüz gibi, temel hak ve özgürlüklerin, ancak kanunla sınırlanabileceği, Anayasa’da açıkça yazılı zaten.
Peki bu maddeyi dinleyen var mı? Yok!
Takan var mı? Yok!
Yeni yazılan maddeyi takacaklarını düşünen var mı? Bence olmamalı!
Olay ortada.. Anayasa Mahkemesi, hiç kaale bile almamış o maddeyi. Oturup da iki cümle gerekçe bile yazmamış, “Anayasa’da temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanabileceği yazılı ama, biz yargı kararı ile bu sınırlamayı yapıyoruz. çünkü ...” dememiş!
Bir gerekçe sunma ihtiyacı bile hissetmemiş Anayasa Mahkemesi.
“Ben yaptım oldu” demiş, işi bitirmiş!
Şimdi AKParti öncülüğündeki TBMM çoğunluğu, başörtü yasağının kaynağının ne olduğunu hiç bilmiyorlarmış gibi, Anayasa değişikliğinin yanı sıra, bir de kanun değişikliği tasarlayarak, adeta topu alıp, yasakçı bir mahkemenin eline vererek, “Son kararı sen ver” diyorlar!.
Bu konu 6 senedir tartışılmadı mı, Burhan Kuzu hocam?
AdaletBakanı iken Cemil çiçek Bey, onlarca defa, yüzlerce defa söylemedi mi, “Sorun kanunla çözülecek sorun değil. Gideceği yer belli. Oranın görüşü belli.”
Eee? Şimdi ne değişti de, birden bire sorunu kanunla çözmeye kalkışıyorsunuz?
Anayasa Mahkemesi, Sezer’in atadığı üyelerle bir karar daha versin de, konu tekrar kilitlensin, 10 sene daha bu sorun rafa kaldırılsın, bunu mu istiyorsunuz?
Başbakan’a, “Ama bu sefer Anayasa’yı da değiştirerek kanunu değiştiriyoruz” diye bilgi veren kim ise, eminim ki tuzağın mimarı da odur!
İstediğiniz kadar Anayasa maddesini değiştirin, Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerine değil, sadece kanun değişikliğine bakıp, eski görüşünü tekrar edecektir. Bu da, yasağın sürmesi için gerekçe olacaktır.
Oysa yapılacak şey belli.
Anayasa’da “kıyafet” diye bir ifade geçirmenin, ayrıntıya girmenin yanlışlığını ben de önceden izah etmiştim. Ama MHP’nin ilk teklifini, tek bir madde halinde geçirip, ondan sonra uygulamaya bakılması gerekir.
Yetmiyor mu? Arkasından Anayasa’nın 42. maddesini de değiştirin, yine uygulamaya bakın. Bu iki değişiklik de, topu topu 20’şer günlük olaylar. 40-45 günde uygulamayı net olarak görürsünüz.
Anayasa’yı değiştirecek çoğunluk varken, kanunla ortaya çıkıp, olayı göz göre göre yasakçıların eline teslim etmenin ne anlamı var şimdi?
Bilmiyorum, kimdir bunun mucidi ama, adım kadar eminim; kanunu kim önerdi ise, bu olayın çözümlenmesini istemiyor, daha da kilitlenmesi için uğraş veriyordur. çünkü en saf insan bile yaşanacakları biliyor artık: Anayasa değişikliği için açılan iptal davası, Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa değişikliklerini usûl açısından inceleyebileceği, esas açısından inceleyemeyeceği gerekçesiyle reddedilecektir.
Arkasından, kanunda yapılan değişiklik sebebi ile açılan iptal davasında, Anayasa Mahkemesi, 1991’de verdiği kararı tekrarlayacak, yeniden yasak yönünde görüş beyan edecektir.
Anayasa’da yaptığınız değişiklik falan mı?
Hiç adını bile etmeyeceklerdir.. Burhan hocamız da ihtimali hatırlatıyor zaten: “Yasak lehine karar verirlerse, hukuk dışı karar olur!”
Eee, ne var yani bunda? 1989’da verdi, 1991’de verdi de, 2008’de vermemesi için bir çekindirici sebep mi var sanki? Yine verir 1991 kararını, oturur bekleriz bir sonraki iktidarı!


[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ali Karahasanoğlu'in Diğer Yazıları
   “Mini etekliye kezzap” oluverdi aniden “şırıngalı saldırgan”!..
   Şemdinli, Gümüşhane derken şimdi de Adana örneği!
   Eleştirimiz ölü Ecevit’e değil, yaşayan Ecevitler’e!..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.