Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
“Mini etekliye kezzap” oluverdi aniden “şırıngalı saldırgan”!..
Pazar, 17 Şubat 2008 - (10:30)
Ali Karahasanoğlu
Vakit Gazetesi

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Adamların akılları başlarından gitmiş, farkında değiller. Bir ilçede, sıradan bir asayiş olayı yaşanıyor; konuyu hemen türban tartışmasına bir yerinden ilintiliyorlar.


Bir manyağın teki, sokakta kızlara şırınga ile yakıcı madde sıçratmış, hemen türban yasağı ile bağlantı kuruyorlar!
Türban yasağı kalkıyormuş ya; bundan sonra sadece isteyenler değil, herkesin zorunlu olarak türban takması gerekiyormuş, bunun için de mini eteklilere kezzap atılıyormuş!
Adamlarda üç kuruşluk akıl yok..
Birazcık düşünseler, ne kadar saçma bir senaryo yazdıklarını farkedecekler!
Türbana serbestlik isteyenler, mini eteklilere kezzap atma meraklısı iseler, yasak sürerken mi bu işi yaparlar, yoksa yasak kalkacağı zaman mı?
Aklı başında herkesin cevabı, “Yasak sürerken” şeklinde olacaktır.
Hiç kimse, kendisine bir özgürlük sağlanacağı zaman, kalkıp başkalarına saldırganlık yaparak, kendi önünü tıkamak istemez ki!
Üstelik, sebeb ile vardıkları sonuç arasında hiçbir illiyet bağı yok..
Farzedelim, başörtülülere bir saldırı olduğunda, “Başı açık gezmek yasaklansın” mı denilecek?
Böyle saçma bir talep olabilir mi hiç?
Başörtülüye kim saldırdı ise, yakalarsınız, yargılar, verirsiniz cezasını..
Bunun gibi, mini etekliye bir saldırı varsa (ki saldırılan kızlar da, mini etekli değiller), faili yakalar, yargılar, verirsiniz cezasını.. Ne istiyorsunuz, başörtülülerden!
Ama karteldeki kuş kafalıların akılları, bu kadar çalışıyor işte!
Aslında onlar için önemli olan, haberlerin mantıklı olması, doğru olması, gerçeklerle uyumlu olması da değil...
Bir karışıklık çıkartsınlar; onlar için yeter!..
Mantıkmış, akıl imiş, tutarlılık imiş, gerçeklik imiş... Bunların hiçbirisinin, onlar için önemi yok!..
“Mini eteklilere kezzap atılıyor” derler. Verdikleri haberdeki mağdurların ikisinin pantolonlu olduğunu görmezler..
“Mini eteğe kezzap” derler, mağdur kızın eteğinin mini olmadığını okuyucu farkedecek diye, kızı koltuğa oturtup, “eteğini biraz geri çek” diye ısmarlama resim çektirirler.. Eteğin kasten toplanarak, bacakların açıldığının ayan beyan ortada olduğunu farkedemezler!
Gözlerini kin ve nefret bürümüştür çünkü..
En sonunda da, kezzapla saldıran yakalanınca, “şırıngalı saldırgan” ile çevirirler lafı...
Utanmaları yoktur çünkü..
Ahlâk da yoktur..
Hukuka saygıları da yoktur..
Basın Konseyi onların elindedir, dolayısıyla niye çekinsinler ki?!
Gazeteciler Cemiyeti, bir dediklerini iki etmez zaten..
Niye yalan yazmasınlar ki?..
Maksat, derindekilerin emirlerini yerine getirmek!
Amaç; karışıklık çıkartıp, bir avuç egemenin hakimiyetinin sürmesini sağlamak!
Dün de, İstanbul Bahçelievler’de, daire kapılarının üzerine “Allah” yazıldığı iddiasını attılar ortaya.. 5 ay önceki bir olayı, son konjonktüre uygun bir ambalajla sundular halkın bilgisine!..
İyi gene, 5 ay önceki olayı koymuşlar önümüze.. Onlarca yıl öncesinin olaylarını da, yeni imiş gibi takdim edebilirlerdi..
6’şar, 7’şer milyar maaş alıp, sadece bizim gibi televizyon izleyen RTÜKüyelerinin olduğu bu ülkede, kartelcilerin yaptıkları az bile..
Sadece, yalanlarını ortaya çıkartan Vakit gibi gazetelerden çekiniyorlar birazcık..
Yazıyorlar, çiziyorlar, tehdit ediyorlar, yargısız infaza tabi tutuyorlar.. Verdikleri haberler yalan çıkınca, hiç utanmadan, bir başka yalanla, bir başka iftira ile yollarına devam ediyorlar..
Oysa yaptıkları, sadece basit bir gazetecilik etiğine aykırı davranış, RTÜKkurallarına aykırılık teşkil eden yayın değil; savcıların re’sen takip etmesi gereken suç niteliğinde eylemler..
Henüz sebebi belli olmayan bir kezzap eyleminde, tüm başörtülüleri ve başörtü takılmasının serbest olmasını isteyenleri suçlayacak şekilde, “Mini etek giydiği için saldırıya uğradı” yalanını nasıl uydurabilirler?
Bu açıkca; halkın bir bölümünün, diğer bölümüne karşı kin ve nefret duyması için tahrikte bulunmak değil midir?
Savcılar, bu tür yayınlar hakkında, niçin soruşturma açmazlar?
Yalan haber yazmak serbest midir bu ülkede?..
“Başörtüsü serbest olsun” diyenlere, iftira etmek serbest midir bu ülkede?..
“Yasakların sürmesi” için komplolar kurmak, “özgürlük isteyenler”i “hain” gibi gösterip, başka ülkelere gitmelerini önermek, serbest midir bu ülkede?..


Ali İhsan KARAHASANOĞLU



[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ali Karahasanoğlu'in Diğer Yazıları
   Yasağın kanunla kaldırılması apaçık tuzaktır!
   Şemdinli, Gümüşhane derken şimdi de Adana örneği!
   Eleştirimiz ölü Ecevit’e değil, yaşayan Ecevitler’e!..
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.