Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Krizde Sonun Başlangıcındayız...
Doç. Dr. Ünsal Ban

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bundan birkaç yıl öncesine kadar sadece bizim ve bize benzeyen ülkelerde olacağını düşündüğümüz kriz, Ağustos 2007’den bu yana Birleşik devletleri kavurdu..

Sıcaklık o kadar arttı ki kapitalizmin beşiği ABD’de sisteme müdahale edilme kararı çıktı. Bir başka ifade ile “müdahalesiz kapitalizmin” sonuna gelindi. Her ne kadar Başkan Bush bunu reddetse de kapitalizm tarihinin en büyük müdahalesini gördü..Yani sevgili okuyucular Ne olursa olsun “kar iştahı” Liberalizmin beşiğini ciddi şekilde salladı.. Sallantı o kadar büyüktü ki neredeyse gelişmiş devletlerin tamamı hissetti… İngiltere, Almanya, Japonya, Rusya……….

Müdahaleler önce küçük düzeylerde oldu daha sonra ise yaklaşık 850 Milyar $ lık bir paket olarak karşımıza çıktı.

Arzu ederseniz birleşik devletleri krize götüren nedenlere bakalım…??

Hatırlayacağınız üzere ABD’de 2002’den bu yana ciddi faiz indirimleri gerçekleşti. Bu süreç içerisinde bir çok kişi ev sahibi olmak için mortgage kuruluşlarına hücum etti… Süreç düşük maliyetli kredi ile ev alımından ibaretti. İlk bakışta çok masumane görülen bu durum ev fiyatlarının hızla yükselmesine paralel yeni kredilerin alınmasına da neden oldu. Bir başka ifade ile Amerikan Tüketicisi hem konut hem araba hem de bazı tüketim mallarına bu kredi ile sahip oldu… Tüketiciler açısından Herşey çok güzeldi… Diğer yandan morgage kuruluşları da bu durumdan çok memnundular.. Taki bir kara gün de bir tüketici ev fiyatlarının gerçeği yansıtmadığını yan komşunun evini satmasından anladı.. İşte o zaman gayrımenkul fiyatları hızla aşağıya indi ve alınan kredi tutarlarının altında kaldı.. Filmde tam burada koptu…Mortgage kredisi alanlar borçlarını ödemez oldular ve netice itibariyle mortgage kuruluşlarının ellerinde çok sayıda gayrimenkul birikti… artık kriz geliyorum diyordu…

Olay sadece bununla da bitmedi. Bu kredileri karşılık gösteren finansal kuruluşlar “menkulleştirme” menkul kıymet ihraç ederek elde ettikleri kaynakları tekrar kredilerde kullandılar.. “Türev ürünler”. 2000 yılında türev ürünlerin toplan tutarının 20 Trilyon $’dan 120 Trilyon$ çıktığı unutulmamalıdır.

En son gelinen noktada bu kuruluşlar kredileri işsiz, geliri ve sabit varlıkları olmayan kişilere kadar vermeye başladılar… Dönüşü olmayacağı biline biline.. Aşırı kar arzusuna azalan risk duyarlılığı da eklenince bir çok şey görünmezden gelindi….

Özetle Birleşik devletlerdeki her kesim “gidelim serv-i revanım, yürü sadabad'e".. demişler. Kayığa binmişler.

Ancak çal patlasin, vur oynasın dönemi, “Lehman Brothers” gibi büyük bir yatırım bankasının çökmesi ile ABD’de nin sırtında patlar. Kayık su almaya başlar… Ve gerisi hepimiz tarafından bilinenler..

Gelin krizin biz tarafına bakalım… Yani bizde neler olacak ?

Öncelikle şunu söylemek gerekli bizim hem mali yapımız hem de bankacılık sistemimiz oldukça güçlü. “ülkemiz ve gelişmekte olan ülkeler ölçeğine göre”.

Burada tek sorunumuz yükselen cari açığımız ve bu cari açığın finansmanı olmaktadır. Birkaç önlemin hızla alınması gerekmektedir. Bunların en başında bir program ve programın halka açıklanması olmalıdır.

Çünkü 2005 li yıllara kadar yaşanan bol likiditeli dönem bitmiş, yerini likidite krizine bırakmıştır.. Yani her zamankinden daha fazla üretime ve her zamankinden daha fazla tasarrufa ihtiyacımız var. Unutmayalım bizim kayık hala çok küçük….

Sonuç olarak paket ile “Krizin sonu görünüyor” denilse de , aslında biten krizin sonu değil, krizin başı diye düşünüyorum. 1929 buhranı buna en iyi örnek değil mi?

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Doç. Dr. Ünsal Ban'in Son 10 Yazısı
   Özelleştirmede Sorular ve Cevapları
   Kapatma Davası ve Algılanan Risk
   ANKARA’nın TAŞINA BAK…
   2008 Bütçesi ve Reel Kesim Beklentileri
   Tezkere Ekonomiyi Etkiler mi?
   Borsada Kazanmanın Yolu Bulunabilir mi?
   1 Dolar 1 YTL Olur mu?
   Hedefler Büyüdükçe Göl Küçük Gelecektir
   Konut Fiyatları Ne Olacak?
   Sayın Bakan Zafer Çağlayan, Sanayi Envanteri Konusunu Çözmeli
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.