Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
''11'ler olayı''nı hatırlayan varmı?
Perşembe, 25 Ağustos 2005 - (14:56)
Davut Dursun
Yeni Şafak

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yetmişli yıllarda siyasi hayatı alt üst etmiş olan "11'ler olayı"nı, bugün hatırlayan, işin gerçek boyutlarını bilen kaç kişi var?

Böyle bir soruya sağlıklı bir cevap verme şansımız, elbette yok. Ancak yetmişli yılların kaotik siyasetinin bir yerlerinde bulunanların muhtemelen ne o günleri hatırlamak istediklerini, ne de yeniden yaşamak istediklerini sanmıyorum. Gerçekten de Türk siyasetinin en sorunlu, karanlık ve mecrasından uzaklaşmış bir dönemiydi. Özellikle yetmişlerin ortalarından itibaren Türkiye siyasi ve ideolojik kamplara teslim olmuş, şehirler ve kasabalar bölünmüş, kurtarılmış bölgeler ilan edilmiş, ekonomi dibe vurmuş, köyler şehir merkezlerine akmış, işsizlik ve pahalılık her geçen gün artmış bir kaos, anarşi ve terörün ülkeyi pençesine aldığı yıllardı.

Böyle bir dönemi hatırlamanın anlamı yok. Ne var ki Türkiye böyle bir gerçekliği yaşamış ve bunun arkasından 12 Eylül darbesiyle karşı karşıya gelmiştir. Ülkeyi 12 Eylül darbesine taşıyan süreç her bakımdan karanlık bir süreçti ve bundan dolayı da toplum 12 Eylülü sempati ve almışla karşılamıştı…

Bunları hatırlamamın sebebi Ünal Yaltırık'ın "11'ler olayı" (İstanbul, İleri Yayınları, 2005) adlı henüz yayınlanan kitabı oldu.

Türk siyasetinde krizleri ve demokrasiye yapılan müdahaleleri araştırmaya çalışan biri olarak bu tür olaylardan ve gelişmelerden belli düzeyde haberim var. Ancak bu olayların tam merkezinde rol oynamış, adeta 11'ler olayı'nın planlayıcısı ve uygulayıcısı üç kişiden biri olan Ünal Yaltırık'ın aradan 28 yıl sonra konuyla ilgili gelişmeleri anlatan bir kitapla önümüze çıkması çok önemli olmuştur.

Yetmişler: Kaos yılları…

Kitabın yazarı sıradan bir kişi değil. Ne olaya yakınlık duyan bir ilgili, ne de dışarıdan gözleyen bir araştırmacı; Yaltırık siyasi hayatımızda "siyasetçi" sıfatına sahip değilse de aslında bu sıfatı çoktan hak etmiş ve fiilen siyasetin düzenleme, yönlendirme konumunda olan biri. 1977'de BAĞ-KUR Genel Müdürlüğü makamında oturmaktaydı. Süleyman Demirel ve partisi Adalet Partisine (AP) yakın etkili bir bürokrat. Geniş bir siyasi çevresi var, siyasetçiler üzerinde etkili biri.

5 Haziran 1977 tarihinde Türkiye S. Demirel liderliğindeki Milliyetçi Cephe hükümetiyle erken genel seçime gitmişti. Seçim sonuçları hiçbir parti için bekleneni vermemiş, kimseyi tatmin etmemişti. Bülent Ecevit liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarihinin en büyük başarısı göstermiş ve oylarını yüzde 42'lere çıkararak 213 milletvekili çıkarmıştı. AP 189 sandalyede kalmıştı. Ecevit'in en popüler olduğu bir dönemdi. Ne var ki kimse onunla hükümet kurmak istememiş, azınlık hükümeti kurma teşebbüsü de başarısızlığa uğramıştı. Arkasından Demirel yanına Erbakan ve Türkeş'i alarak İkinci Milliyetçi Cephe (MC) hükümetini kurmuştu.

İkinci MC ile önü alınamaz sorunlar başlamış ülke kaosa, anarşiye ve teröre teslim olmuştu. Bunda bir türlü iktidar olamayan CHP'nin ve sol kesimlerin büyük payı vardı. İkinci MC kurulurken Demirel'in bakanlıklar için yaptığı tercihler partisinde tepki yaratmıştı. Özellikle yeni Meclise giren gençler kesimi bakan olamama sebebiyle tepki gösteriyor ve AP-CHP hükümetini öneriyorlardı.

25 yıl saklanan gerçekler…

Böyle bir ortamda Yaltırık ve bazı dostları ülkenin her kesiminde büyük bir umut haline gelen Ecevit'in ne yapıp edip başbakan yapılması ve hükümet kurması gerektiğini, muhalefette kalmanın onu daha da büyüteceğini, toplumun teslim olduğu hayal dünyasından uyanması için Ecevit'in başbakan olması gerektiğini savunuyorlardı. Yaltırık bu görüşünü Demirel'e bile önermiş ve tepkiyle karşılaşmıştı.

Böyle bir projenin, yani Ecevit'in başbakanlığa taşınmasının temini için AP'den bazı milletvekillerinin bakanlık vaadi ile istifa ettirilip önce İkinci MC'nin düşürülmesi gerekiyordu. Ardından da AP'den istifa edenlerin desteğiyle Ecevit'in başbakanlığında bir hükümet kurulacaktı. İşte "11'ler olayı" bu projenin gerçekleştirilmesinde gündeme gelmiştir.

Ü. Yaltırık, CHP'den Mehmet Can ile birlikte bu projeyi gerçekleştirmek için aylarca çalışmış, Ecevit ile istifacı milletvekillerinin görüştürülmesini, protokol imzalamalarını, bakanlık pazarlıkları yapmalarını sağlamıştır.

Türk toplumu bu konuyla ilgili sadece Yeşilköy'deki Güneş Motel'de yapılan görüşmeler hakkında bilgi sahibi olmuştu. Oysa ki oraya gelene kadar uzun bir sürecin yaşandığı, protokollerin imzalanıp pazarlıkların yapıldığı, adeta bakanlıkların pazarlanıp paylaşıldığı anlaşılıyor. En önemlisi Ecevit, Tan ve Yaltırık bu gelişmelerin 25 yıl gizli kalması kararı alıyorlar. 25 yılın bitiminden sonra olayın baş aktörü Ünal Yaltırık, "11'ler Olayı"nı kaleme alıyor ve Türk siyasetinde bir dönüm noktası olmuş olan bu gelişmeyi bütün yönleriyle toplumun önüne koyuyor. Türk siyasetini anlamak isteyenler, herhalde bir hafta sonunu bu kitabı okumaya ayıracaklardır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Davut Dursun'in Diğer Yazıları
   Türkiye, Batı için her zaman “öteki”dir...
   Modern zihin ve dinin gerçekliği
   Syriana ve Ortadoğu'nun demokratikleşmesi...
   Bir senaryo mu uygulanıyor?
   Türkiye'nin ''B planı'' var mı?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.