Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Davul da elinde tokmak da; kendi çalıp kendi oynuyor
Cumartesi, 18 Mart 2006 - (20:51)
Ahmet Varol
www.vahdet.com.tr

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İşgalci siyonist devletin sözde yüksek mahkemesi Filistinlilerden zorla ve askeri şiddet yoluyla gasp edilen araziler üzerine inşa edilmekte olan ırkçı ayırım duvarı inşaatının devamına karar verdi.


Denize düşenin yılana sarılması gibi toprakları gasp edilen Şakba köyü ahalisi de işgal devletinin sözde yüksek mahkemesine başvurdu. Ancak dokuz kişilik mahkeme heyeti duvar inşaatını ve bu inşaatın sürdürülmesi amacıyla Filistinlilerin arazilerinin zorla gasp edilmesini kanuna uygun buldu.

Mahkeme başkanı Aharon Barak hazırladığı karar metnindeki açıklamasında, bölgede güvenlikle ilgili ihtiyaçların Filistinlilerin çıkarlarından öncelikli ve önemli olduğunu ileri sürerek, duvar inşaatı amacıyla topraklara el konulmasının yasalara aykırı olduğu iddialarına dayandırılan şikâyetlerin dikkate alınmadığını ifade etti.

Oysa İsrail yüksek mahkemesi daha önce aldığı bir kararda İsrail yönetiminden Lahey Adalet Divanı'nın duvarla ilgili kararını dikkate almasını istemişti. Arazileri gasp edilen Filistinlilerin şikâyetlerinin reddedilmesi söz konusu talebin tamamen göstermelik ve siyonist işgalin çirkin yüzünü gizleme amaçlı bir maske olduğunu ortaya çıkardı.

İşgal devletinin tutumu ve yüksek mahkemesinin kararı karşısında Lahey Adalet Divanı'nın fiili hiçbir şey yapmaması da bu kuruluşun siyonist gasp karşısında aktif rol oynamaktan kaçındığını, dolayısıyla onun aldığı kararın da tamamen göstermelik olduğunu gözler önüne serdi.

Verilen karar aynı zamanda İsrail'in hukuki meşruiyeti olmayan bir işgal devleti olduğunu belgeliyor. Çünkü duvarın inşa edildiği toprakların işgal edilmiş topraklar olduğu BM kararlarında bile tescil edilmiştir. Dolayısıyla tüm hukuk sistemlerinin ve ilkelerinin bu topraklar üzerine gasp yoluyla inşa edilen ayrım duvarını reddetmesi gerekir. İsrail mahkemesi ise buralardaki hak sahiplerinin haklarının herhangi bir itibarının olmadığına, işgalcinin güvenliğinin daha önemli ve öncelikli olduğuna hükmediyor.

Kudüs Müftüsünden Mescidi Aksa Uyarısı
Kudüs ve Filistin Diyarı baş müftüsü ve Mescidi Aksa hatiplerinden İkrime Sabri işgalcilerin Mescidi Aksa'yı ortadan kaldırmak için yoğun bir çaba içinde olduklarını dile getirdi. İkrime Sabri 17 Mart Cuma günü Mescidi Aksa'da okuduğu Cuma hutbesinde işgalcilerin bu kutsal mabedi ortadan kaldırarak yerine kendilerinin hayali Süleyman heykellerini inşa edebilmek için yoğun çaba sarf ettiklerine, ayrıca Kudüs'teki Filistinli nüfusu azaltmak amacıyla tehlikeli planlar uyguladıklarına dikkat çekerek İslâm dünyasını duyarlı olmaya çağırdı.

Müftü İkrime Sabri işgal devletinin inşaatını hızla sürdürdüğü ırkçı ayırım duvarının da Kudüs'ün İslâmî geleceği açısından ciddi bir tehlike ve tehdit oluşturduğunu ifade etti. Müftü bu duvar vasıtasıyla Kudüs'ün Batı Yaka'daki Filistinli toplumla irtibatının kesilmesinin, şehre ilhak edilen yahudi yerleşim merkezlerinin genişletilmesinin, Filistinlilere ait evlerin yıkılarak oralarda ikamet edenlerin göçe zorlanmalarının, Filistinlilere ait arazilerin ve arsaların gasp edilmesinin amaçlandığını dile getirdi.

Müftü İkrime Sabri, Kudüs toprağının her iki yakasıyla vakıf mülkü olduğunu, İslâmî kimliği üzerinde hiç kimsenin pazarlık etme hakkının olmadığını vurguladıktan sonra bu şehirdeki eski evlerin sahiplerini evlerine dönmeye, tamir ederek içlerine yerleşmeye, buraların işgalci yerleşimcilere av olmasına fırsat vermemeye çağırdı. Müftü bu kutsal beldenin savunulmasının, İslâmî kimliğinin korunmasının tüm Müslümanların ortak görevleri olduğunu vurgulayarak herhangi bir ihmalkârlık gösterilmemesini istedi.

Filistinliler HAMAS Hakkında İyimser
Filistin'de hıristiyanlara ait bir araştırma merkezi olan Stratejik Araştırmalar ve Kamuoyu Yoklamaları Merkezi tarafından yapılan bir anket halkın HAMAS'a iyimser yaklaştığını ve başarılı olacağı beklentisi içinde olduğunu gösterdi. Gazze'nin değişik bölgelerinden 342 kişi arasında düzenlenen ankete katılanların % 59.6'sı HAMAS'ın kuracağı hükümetin uluslar arası baskıyı aşabileceği inancında olduğunu ortaya koydu. % 25.1'i ise bu baskıyı aşamayacağı inancı taşıdığını belirtti.

Ankette sorulan bir başka soru da el-Fetih'in HAMAS hükümeti karşısında nasıl bir tutum takınacağıydı. Katılanların % 45.6'sı el-Fetih'in HAMAS hükümetinin başarılı olmasını engellemek için bütün yollara başvuracağı kanaati taşıdığını belirtti.

Bir diğer soru ise HAMAS'ın İsrail'i tanıyıp tanımayacağıyla ilgiliydi. Katılanların % 53.8'i tanımayacağı yönünde görüş bildirirken, % 29.2'si tanıyacağını ileri sürdü. % 16.4'ü ise tereddütte olduğunu belirtti.

HAMAS hükümetinin direnişçilerin silahlarını toplayıp toplamayacağı sorusuna ise katılanların % 70.2'si toplamayacağı kanaatinde olduğu cevabını verdi. % 44.2 oranında kesim de HAMAS'ın hükümeti devraldıktan sonra işgal devletine karşı silahlı mücadelesini sürdüreceği beklentisi içinde olduğunu belirtti.

Ekonomik konularla ilgili sorulara verilen cevaplar da Filistin kamuoyunun önemli bir kesiminin HAMAS hükümeti hakkında iyimser bir beklenti içinde olduğunu gösterdi. Katılanların % 56.1'i HAMAS hükümetinin işsizlik, yoksulluk ve benzeri zor ekonomik problemlerin üstesinden gelebileceği beklentisinde olduklarını dile getirdiler. % 29.5'i ise bu sorunları çözemeyeceği kanaatinde olduklarını belirttiler.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Ahmet Varol'in Son 10 Yazısı
   'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
   Filistin’de Yaşananlar Yine Saptırılıyor
   İsrail, İran’a saldırabilir mi?
   Şeytanın askerleri görevde
   60. yıl etkinlikleri
   Büyük Felaketin Altmışıncı Yılı
   Lübnan olayları üzerine
   İşgalcinin azgınlığı
   Haçlılık damarları kabardı
   Kısa Notlarla
   Kosova'nın Bağımsızlığı
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.