Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İran’la savaşın sonu çok kirli olacak
Çarşamba, 10 Mayıs 2006 - (15:02)
Robert Fisk

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

My Lai hikayesini ve Ebu Gıreyb’deki vahşeti ortaya çıkaran adam Seymour Hersh’ün zaman zaman inatçı ve huysuzluk etme hakkı olduğunu düşünüyorum.

Washington’da güçlü bir güruh ile uğraşıyor ki bunlardan biri de onu dilimlere ayırmak isteyen George W. Bush. Bu ayki New Yorker sayısında yaptığı gibi, Hersh “mevcut ve eski Amerikan ordusu yetkililerinin” Bush’un, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek için elinde bir hedef listesi bulunduğunu ve Bush’un İran’la yaşanan nükleer çekişmedeki “nihai hedefinin” bir rejim değişikliği -yine- olduğunu söylediklerini yazdı. Bush’un neden endişelendiğini anlıyorsunuzdur. Hersh hikayeyi “vahşi” olarak niteledi. Columbia Üniversitesi’nde bir köşeye sıkıştırdığım Hersh’ün katıldığı konferansta söyledikleri oldukça korkutucuydu. Bush Mesihsel bir vizyona sahip ve İran’ı kurtaran adam olarak tarihe geçmeyi hedefliyor (muhtemelen de doğru yolu seçti). “Bu nedenle gerçek bir Amerika krizi içindeyiz… Çöken bir Kongremiz var… Çökmüş bir ordumuz var... İyi haber, her sabah uyanıp bir Bush günün daha eksildiğini görmek. Ancak bu tek iyi haber.”

Hersh, Birleşik Devletler’de iflas etmiş bir medya olduğunu da söylemiş olabilir. Kırlaşan saçı, gözlükleri, açık sözlülüğü ile Hersh bu dünyada korkmayı bir kenara bırakan dünyadaki en güçlü adam.

Bu nedenle, onun hâlâ hedef listesindeki bazı gazeteciler de dahil birilerini korkuttuğunu bilmek iyi bir şey. Hersh şöyle diyor: “Bazı generaller tanıyorum. Onları halka bildiklerini anlatmaya zorlayamam. Fox TV, New York Times ve Washington Post’un saldırılarına maruz kalabilirler. Bu bir mekanizma. Haber odasında hoşnutsuz biri olarak ödüllendirilmezsiniz. Büyük yayın kuruluşlarındaki gazeteciler genellikle orta sınıf okullardan mezun ve Hersh’ün mesleğin ilk günlerinde Chicago’daki habercilik günlerindeki gibi zor koşullardan gelmiyorlar ve göçmenler toplumu ile herhangi bir bağları yok. Sosyal refahın ne olması gerektiğini bilmiyorlar. Aileleri Vietnam’da bulunmadı ve Irak’a da hiç uğramadı. Sosyal refahın ne tür bir şey olduğundan bihaberler. “Peki Hersh tarzı gazetecilik okulu? Bir bilgi alırım, doğruluğunu araştırırım ve bunun gerçek olmadığını görürüm, benim işim bu. Örneğin, Beşşar Esad’ı eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri suikastı öncesinde gördüm. İkisi arasında kötü duygular hakimdi. Beşhar, Hariri’nin Şam’daki cep telefonu işini almak istediğini söylüyordu. O gün ne oldu bilmiyorum. Beşşar Esad’ı 14 Şubat 2005 tarihinde saat 11’den 1’e kadar gördüm. Hariri’nin bir hırsız olduğundan bahsediyordu. Bunu yazmadım. Kendime bu karşılıklı kötü duygularla ilgili atlatma bir haber yakaladığımı söyledim.”

Ancak İran konusunda Hersh için bazı şeyler farklı. Geçmişinden bahsediyordu. “İran’da büyütüldüm. Gerçekten kötüydü. Viyana’ya gidersiniz ve orada kitle imha silahları konusundan ne kadar uzak olunduğunu görürsünüz.” Hersh’ün New Yorker’da da yazdığı gibi, nükleer planlamacılar rutin bir şekilde seçenekleri takip eder, “Hızla artan bulutlar, radyasyon, kitle ölümleri ve yıllar sürecek kirlenmeden bahsediyoruz. Ancak plancılar bu düşüncelere karşı çıkınca çenelerini kapatmaları istenir.”Hersh, Bush’un Irak’ta ilerleme olduğunu iddia ettiği açıklamasından sonra yazdığı makalesine saldırmasını anlatıyor. Bu sanrısal bir tutum, Pentagon’daki üst düzey kişiler ve başkan bu sanrıdan vazgeçmeli; çünkü bu delilik. İngiltere’de de böyle sanrılı düşünceler vardır; ancak sorun Washington’dakilerin bunu açığa vurması. Yine de hâlâ muhalefet edebilecek bir Kongremiz var. Bu benim umut ettiğim hikaye, umarım yanılmam. Washington’da insanlığı, barışı, bütünlüğü savunmak iktidar yapısı içinde bir değer ifade etmiyor. Irak’tan nasıl çıkacaklarını bilmiyorlar. Çıkamayacağız. Savaşın sonu çok ama çok kirli olacak; çünkü çıkışı bilmiyoruz.

Hersh’ün Pentagon’daki kaynaklarından biri şöyle diyor: “Sorun şu ki, İranlılar sadece nükleer bir devlet olarak ABD’ye karşı kendilerini koruyabileceklerinin farkındalar. Kötü bir şeyler olacak.” Bogart, Rick Blaine olarak rol aldığı Casablanca filminde piyanisti Sam’a sorar: “New York’ta saat kaç?” Sam, saatinin durduğu cevabını verir ve Bogart ekler: “Bahse girerim New York’ta uyku saatidir.” Ben de bahse girerim Amerika’da herkes uykuda. Hersh hariç. (The Independent - 29 Nisan 2006)

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Robert Fisk'in Diğer Yazıları
   Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
   ABD suçlarını da Saddam'la gömdü
   Avrupa İsrail'i korumak zorunda değil
   Blair'in Bush'la İttifakı Bombalandı
   Irkçılığımızı açığa çıkaran görüntülerin ele verdiği yasadışı, ahlâksız bir savaş
   Irak'taki ironiyi kimse görmüyor
   Batı Oryantalist Düşüncelerden Arınmalı
   Londra bombalamaları barbarca, ya Irak'takiler?
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.