Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Çağdaş Mısır edebiyatı ve Necip Mahfuz'un romanları
Pazar, 11 Haziran 2006 - (22:48)
Mustafa Miyasoğlu

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

İki ülkenin birbirini tanımak için yabancıya ihtiyaçları olmamalı. Bu yolda yapılan çalışmaları, kültürel anlaşmalar gereğince filoloji çalışmalarını bizzat ilgili ülkede sürdüren Müslüman araştırmacılardan bekliyoruz.


İslam ülkelerinin batılılaşması veya Batı Avrupa tarzı modernleşmesi, Napolyon’un Mısır’ı işgal etmesiyle başlar. 19. yüzyıl boyunca, Mısır yoluyla İslâm dünyasına Fransızlardan sonra İngilizler de musallat olurlar. Böylece Mısır, Osmanlı’dan kopar ve kendi macerasını yaşamaya başlar. 400 yıla yakın ortak bir geçmişi paylaştığımız gibi, ortak İslâm kültür mirasının da temsilcileriyiz. O yüzden Nâsır, Atatürk’ü örnek almış, ortak sancılar yaşamışız.

Hititler döneminde Firavunlar ülkesi olan Mısır, Anadolu, Mezopotamya ve Avrupa gibi bölgelerde kurulan devletlerinin göz koyduğu beldelerden biridir. Fatihler Antik Çağ’dan beri Mısır medeniyetine göz dikmiştir. Hz. Yusuf tevhid inancını bu bölgede temsil etmiş, Hz. Musa da buraya peygamber olarak gönderilmiştir. Firavun’un sarayında yetiştiği ve onların dilini bildiği halde, Allah’ın emirlerine karşı çıkan Mısır yöneticilerine hakkı anlatması önlenmek istenir. O da kavmini bu beldeden çıkarır. Fakat Hz. Ömer döneminde Mısır fethedilir. Böylece, 15. yüzyıl boyunca Mısır, İslam dünyasının önemli beldelerinden biri haline gelir. Bu ülkenin 600 yıla yakın bir zaman Türk ve Osmanlı idaresinde olduğunu biliyoruz, ama onların hem eski, hem de çağdaş edebiyatları konusunda yeterince bilgi sahibi değiliz…

Mısır’dan dilimize çevrilen önemli eserler

Gerek Antik Çağ’dan devraldıkları mimari ve kültürel miras, gerekse İslam’ı benimsedikten sonra özümsedikleri dini değerler, Mısır’ı her zaman önemli kılmıştır. Bugün de sosyal, siyasi ve kültürel değerleriyle Mısır, Türkiye ve İran’la birlikte İslam dünyasının üç farklı temsilcisinden biridir. O yüzden Mısır’ın ilmi faaliyetleri, sanat ve edebiyatı, Arap dilini kullanan öteki ülkelerden önemlidir. Bir mesele Mısırlı aydının gündemine girmemiş, kültür hayatında yer almamışsa, Arap dünyası aydınları o konuda fikir sahibi olmayabilir. Bir kitap Kahire’de basılırsa yaygınlaşma imkânı bulabilir. O yüzden Mısır’daki kültür ve sanat hayatı, Arap dünyası için çok önemlidir. Çünkü onların kültür ve sanat bakımından da öncüsüdür.

Türkiye’nin yaşadığı batılılaşma macerasına paralel bir kültür değişimi yaşayan Mısır, modern akımlar bakımından İslam dünyasının öncü aydınlarını yetiştirmiştir. Modernist veya reformist akımların temsilcileri olan Muhammed Abduh ve Reşit Rıza kadar, Müslüman Kardeşler Hareketi’nin sözcüsü olan Hasanü’l Benna ve Seyyid Kutup da bizde tanınmış, okunmuş ve tartışılmıştır. Fakat Abbas Mahmud El Akkad, Ahmet Şevki, Tâhâ Hüseyin ve Selâme Musa gibi yazarların eserlerinin dilimize yeterince çevrildiği ve hakkıyla tanındığı söylenemez. Tevfik El Hakîm, Necip Mahfuz ve Necip El Kiylânî, bizde en çok tanınan, eserleri dilimize çevrilen Mısırlı yazarlardır. Özellikle Necip Mahfuz romanlarıyla dikkati çekti.

Bugüne kadar Mısırlı yazarlardan dini ve edebî eserler yanında, sanat telakkisiyle ilgili kitaplar da dilimize çevrildi. Muhammed Kutub’un İslam Düşüncesinde Sanat, Necip El Kiylânî’nin İslâmî Edebiyata Giriş, Tevfik El Hakîm’in Sanat Üzerine adlı kitapları, teorik çerçeveyi ortaya koymaları bakımından dikkate değer. Benzer çalışmalar için kaynak eserler.

Telif eserleri ile İslâmi Edebiyat dergisi yanında, çağdaş Arap edebiyatından ve Necip El Kiylânî’den roman çevirileriyle tanınan Ali Nar, Çağdaş Arap Hikâyesinden Seçmeler adlı yeni bir derleme yayınladı (Elif Yay.). İlk kez Ali Nar’ın çevirdiği hikâyeleriyle dikkati çeken Tevfik El Hakîm’in, Şeytanın Vaadi ve Asâ ile Sohbetler adlı iki hikaye kitabı bizde yayınlandıktan sonra Trendeki Derviş adlı eseri İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneye kondu.

Türk edebiyatını Arap dünyasına tanıtan Mısırlı Türk dostu Dr. Muhammed Harb ile ondan daha mütevazı bir şekilde Mısırlı yazar ve şairleri bize tanıtmaya çalışan Konyalı Dr. Ahmet Kazım Ürün’den söz etmek istiyorum. Olağanüstü gayretleriyle Dr. M. Harb, Mısır’daki Türk tarihi ve edebiyatı üzerine yapılan çalışmaların öncüsü oldu ve hocası Mucibu’l Mısrî’nin temennilerini gerçekleştirdi. Ondan sonra pek çok araştırmacı bize ilgi gösterdi. İkincisi de Mısır edebiyatının önemli temsilcilerini tanıttı. Bunun da örnek olmasını bekleriz.

Necip Mahfuz’un romanları

Nobel ödülünü kazanan romancı Necip Mahfuz, kendisinin de ifade ettiği gibi, en büyük Mısırlı yazar değildir. Ama sözünü ettiğimiz tarihi dönemleri de konu alan romanları yanında, çağdaş Mısır’ı anlatan gerçekçi romanları ile tipik Arap yazarlarından biridir. “Biz Nobel Armağanı’nı hiç düşünmemeliyiz!” şeklindeki açıklamasının ardından, 1988 güzünde armağan ona verildi. Ardından da eserleri peşi peşine dilimize çevrildi. Bugün Arap romancıları arasında Türkiye’de en çok bilinen ve bugüne kadar on romanı dilimize çevrilen Necip Mahfuz’un 30 civarında romanı olduğu söyleniyor. Bunlar hem Mısır’ın tarihî dönemlerini, hem de çağdaş Mısır toplumunu anlatır. Önce Ara Sokak, sonra Midak Sokağı olarak dilimize çevrilen romanından sonra pek çok eseri Türk okuyucusuna ulaştığı halde, batılı modalarla şekillenen kültür hayatımızda, Mısır toplumunu anlatan Necip Mahfuz yeteri kadar ilgi görmedi. Halbuki, gerek tarihî dönemleri ve gerekse günümüzü konu alan “toplumsal gerçekçi” romanları, bizim de yaşadığımız sancıları anlatması bakımından üzerinde durulmaya değer. Maalesef bugüne kadar bizde Mısır edebiyatıyla ilgili çevrilen incelemelerin çoğu, Hıristiyan ve Yahudi yazarların çalışmalarıdır.

İki ülkenin birbirini tanımak için yabancıya ihtiyaçları olmamalı. Bu yolda yapılan çalışmaları, kültürel anlaşmalar gereğince filoloji çalışmalarını bizzat ilgili ülkede sürdüren Müslüman araştırmacılardan bekliyoruz. Müslüman ülkelerin edebiyat uzmanları, karşılıklı bir nezaket ifadesi ve bilimsellik ilkesiyle araştırmalar yapmalı ve bunları kendi ülkelerinde yayınlamalıdırlar. Burada böyle bir çalışmanın iki örneği üzerinde duracağım. Selçuk Üniversitesi’nden dostum Dr. Ahmet Kazım Ürün’ün iki incelemesinden biri, Türk asıllı şair olan Ahmet Şevki ile Türkiye üzerine yazdığı şiirlerin tercümesi ve tahlili. İkinci kitap da Necip Mahfuz ve Toplumsal Gerçekçi Romanları adını taşıyor. İlkine göre hacimli olan ve iki kitap ağırlığında görünen bu kitapta, modern Mısır romanı ile Necip Mahfuz’un hayatı ve eserleri anlatıldıktan sonra yedi romanı tahlil ediliyor. Bu çalışmayı kutluyor, önemli yazarlarımız üzerine benzer çalışmaların iki ülkede de yapılmasını temenni ediyorum.

Milli Gazete

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mustafa Miyasoğlu'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.