Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Rahmet ve bereket ayı Ramazan yeniden ufkumuzda
Cuma, 22 Eylül 2006 - (08:21)
Fethullah Gülen

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Evet, bir insan gecesiyle gündüzüyle bir Ramazan-ı şerifi ihya etmekle, bütün sene hayırlara açık olabilir ve hep hayır yollarında dolaşabilir. Tabii böyle potansiyel bir lütf-i İlâhi herkes için söz konusudur.


Bilindiği gibi bazı mübarek ay, gün ve gecelere ait bir kısım faziletlerden bahsedilmiştir. Mesela, Kur'ân'ın ifadesiyle, Kadir Gecesi'ni ihya eden bir insan, bin ayı ihya etmiş gibi sevap alır.

Yine Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ifadesiyle, vatanı korumak gayesiyle bir saat nöbet tutan insan, bir sene ibadet yapmış gibi sevap kazanır; keza bir saat tefekkür eden insan, bir sene ibadet yapmış gibi olur... Demek bu türlü az ve dar bir zaman dilimi içinde, yine hayatî önem taşıyan bir mekânda bir insanın yapacağı bazı hususi, cüzî, zıllî şeyler, cüz'iyetten çıkıp külliyet kesbediyor, zılliyetten çıkıp asliyete inkılâp ediyor ve Cenab-ı Hakk'ın katında aslı eda edilmiş gibi kabul ediliyor.

Bir insan, Ramazan-ı şerifi, gecelerini kıyamla, gündüzlerini de oruçla geçirirse, onun için Kadir Gecesi'nde vaat edilen İlahi lütuflar bahis mevzuu olabilir. Dolayısıyla bütün bir seneyi câmî bir mümin olarak geçirir ve böyle bir insanın sakatatı olmaz. Bu da, o insan için bir sâlih (doğurgan) dairenin teşekkül etmesi demektir ki, böyle bir durumda her hayır, başka bir hayrı doğurur ve derken o insan için bir hayırlar dairesi teşekkül eder.

Evet, bir insan gecesiyle gündüzüyle bir Ramazan-ı şerifi ihya etmekle, bütün sene hayırlara açık olabilir ve hep hayır yollarında dolaşabilir. Tabii böyle potansiyel bir lütf-i İlâhi herkes için söz konusudur. Ramazan-ı şerifi tastamam ihya eden bir insan için Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Kim inanarak ve aynı zamanda sevabını da Allah'tan bekleyerek oruç tutarsa, işlediği bütün günahları Allah (celle celâluhu) affeder.” buyurur. Demek bu türlü mübarek ibadetlerde insanın niyeti, hulûsu, yakîn mülahazası çok önemli ki, bunların derinliğine göre Allah (celle celâluhu), bazen bire on, bazen yüz ve bazen de milyon veriyor. Tabii böyle bir sevap katlaması, o insanın ömrünün bütün senelerinde yapacağı ibadetin sevabını aşar.

Bunu küçük bir misalle anlatmak gerekirse, diyelim ki Ramazan-ı şerifte Kadir Gecesi'ni yakaladınız. Bu, bin ay hesabına göre seksen sene yapar. Buna göre, o insan sanki seksen sene yaşamış gibi sevap kazanır; başka bir ifadeyle, bin ay namaz kılmış, bin ay oruç tutmuş gibi olur. Bu ise, bir insanın ömrünü aşkın bir şeydir; zira ümmet-i Muhammed'in en uzun yaşayanları bile seksen yaşını biraz aşkın yaşamışlardır/yaşıyorlar.

Ramazan'da yapılan ibadetlere riya ve süm'a giremez

Yine bu öyle bin ay ve öyle seksen sene ki, içinde riya yok, süm'a yok.. mesela siz namaz kılar, rükûa gidersiniz ama içinizden, “çevredeki insanlar da gördü, iyi bir rükû çıkardım” diye geçirseniz; yine secdeye gider, Cenab-ı Hakk'ın, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in secdesini tarif ederken “Secde edenler arasında kıvrım kıvrım halini Allah görüyor..” (Şuara Sûresi, 26/219) ifadesinde olduğu gibi, kıvrım kıvrım bir secde eda edersiniz; ama aklınızın köşesinden, ‘nasıl secde edilirmiş insanlar bir görsün' diye geçirseniz, sizin bu düşünceniz o secdeyi de, rükûu da ve onların önündeki şeyleri de alır götürür. Bu ibadetinizden elinizde sadece yatıp kalkmanız ve bir de yorgunluğunuz kâr olarak kalır. Ama Kadir Gecesi'nde kazandığınız şey, öyle bir netice verir ki, gecenin bir ânında ve kimsenin olmadığı bir ortamda yaptığınız ibadet ü taati riya, süm'a fırtınaları alıp götürmez. Yine onun içinde başka günahlar da yoktur; mesela harama bakmamış, yalan söylememiş, din-i mübîn-i İslam'ın esaslarına aykırı hareket etmemişsinizdir.

Bir ehl-i tahkikten bu geceyle ilgili şöyle bir değerlendirme duymuştum; bu zat derdi ki, mesela birinin malını yemişsiniz, birine sövmüşsünüz ya da birinin gıybetini etmiş, çekiştirmişsiniz. Bütün bunların karşılığını ötede sizin sevabınızdan alır, ona verirler. Ancak bu verilecek şeyler, sizin yaptığınız şeylerden verilir; fazlî olan, yani Allah'ın (celle celâluhu) size fazlından verdiği şeylerden verilmez. O halde, eğer Cenab-ı Hak bir gecede size seksen senelik bir ecir vermişse, seksen bin adama borcunuz da olsa, eğer sizin sadece o geceniz varsa, o geceniz alınıp onlara taksim edilir; ama Allah'ın fazlî surette size verdiği şey, seksen seneye muâdil olarak bitevî size kalır...

İşte Ramazan ayı, böylesine hayırlara, hasenata açık ve aynı zamanda önemli hayırlar doğuran bir aydır. Ancak hususiyle Kur'ân hizmetkârlarının, Ramazan'ı da, başka zamanları da ayrı bir önem arz etmektedir. Çünkü günümüzde hiç kimsenin yapamayacağı her mevsime ait işleri, Allah (celle celâluhu) bu hizmet insanlarına yaptırıyor. Böylece onlar, sadece Ramazan ayını değil, adeta bütün ömürlerini mücahede ruhu ile bir dantelâ gibi örüyorlar. İşte bu durum, münhasıran bir Ramazan'ı ihya etmeyi, onu değerlendirmeyi ve Ramazan'ın değerlendirilmesiyle çok engin, çok geniş hayırlara açılma işini çok çok aşar. Çünkü bu insanlar, göz doldurucu ve çok çalımlı işler yapıyor ve belki şu anda gerçek değeriyle değerlendiremeyeceğimiz şekilde bir tarih yazıyorlar. Bu açıdan da eğer bir Ramazan ayı ihlâslı bir insana seksen senelik ömür kazandırıyorsa, her halde onlarınkini hesap etmek mümkün olmayacaktır.

ÖZETLE

1- Kadir Gecesi'nde vaat edilen İlahi lütuflar Ramazan’ın gecelerini kıyamla, gündüzlerini de oruçla geçiren bir insan için bahis mevzuu olabilir.

2- Ramazan ayı, hayırlara, hasenata açık ve aynı zamanda önemli hayırlar doğuran, ahiret hayatı adına birlerin bin olduğu sürprizlerle dolu bir aydır.

3- Cenab-ı Hakk'a gönülden yönelerek, sık sık ellerimizi kaldırmalıyız. Hem kendimiz, hem ülkemiz, hem milletimiz, hem de topyekûn insanlık için O'ndan ekstra lütuflar dilemeliyiz.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Fethullah Gülen'in Diğer Yazıları
   Kararan dünyaya rağmen apak bir ay
   Allah Resûlü sanki bugünü anlatıyor
   Menfur saldırıyı havsalama sığdıramıyorum
   Karikatür edepsizliği ve üslûbumuz -1
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.