Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Amerika İran'a niye saldıramaz?
Pazar, 25 Şubat 2007 - (11:23)
Mehmet Emin Arvas

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

ABD'nin Irak'ta düştüğü bataklık ve Afganistan'daki Taliban'ın yeniden dirilişi dikkate alındığında, İran'a yönelik yeni bir maceraya atılma ihtimali çok zayıf görülüyor.


Herkes ABD'nin İran'a saldırıp saldırmayacağını tartışıyor. ABD'nin Afganistan ve Irak'tan sonra İran macerası uzak görünmüyor. Ancak ben İran'da savaş çıkmayacağını gösteren emarelerin, savaş çıkacağına delalet eden işaretlerden çok daha fazla olduğunu düşünüyorum.

Birincisi, ABD'nin Irak'ta düştüğü bataklık. ABD Irak'ta öyle bir batağa saplandı ki bataklıktan çıkmadan başka bir maceraya atılma ihtimali çok zayıf. Buna bir de Afganistan'da da Taliban'ın art arda saldırıları ve öldü, bitti denilirken aniden canlanmasını da ekleyelim. Öyle ki Bush geçenlerde müttefiklerinin Afganistan'a daha fazla asker göndermeleri çağrısında bulundu.

Haçlı Seferi mi?

İkincisi, İran'a yapılacak bir askeri müdahalenin İslam aleminde yeni bir "Haçlı Savaşı" olarak algılanması ihtimali. ABD, bu konuda zaten daha önceden şaibeli. Zira Bush, daha önce ağzından "Haçlı Savaşı" ifadesini kaçırmış ve yönetimin gerçek niyetini ortaya koymuştu. Üstelik İran'a saldırı, İslam alemi dışında da "Amerikan emperyalizminin son hamlesi" olarak addedilecek. Ortadoğu ve tüm dünyada artık rezil bir imaja sahip olan ve tek taraflı olarak kendi gündemini dünyaya dayatması dolayısıyla geleneksel müttefiklerini de küstüren ABD için Amerikan imajını iyice yerlere serecek böyle bir savaşa girmek zor.

ABD, İran'ın çoğu yeraltına inşa edilmiş nükleer tesislerini bombalamak için nükleer silah kullanmaktan başka çare olmadığını düşünüyor. İran'a karşı nükleer silah kullanması halinde ABD, 1945'teki Hiroşima ve Nagazaki'den bu yana ilk kez nükleer silah kullanmış olacak. Hiroşima ve Nagazaki'nin tarihi lekesini halen üzerinde taşıyan ABD'de, nükleer silah kullanımının yol açacağı doğal ve beşeri korkunç facianın sebep olacağı sıkıntı dolayısıyla ordu ve yönetimde de konu hakkında ittifak yok. Askeri yetkililerden bazıları, İran'a askeri müdahalenin nükleer programın ortadan kaldırılmasına yaramayacağını, aksine bunun ABD'ye muazzam ekonomik, siyasi, askeri maliyeti olacağını ifade ediyorlar. Ünlü araştırmacı gazeteci Seymour Hersh, askeri kaynaklara dayanarak yazdığı yazısında İran'ın nükleer silah geliştirdiğine dair delil olmadığı gibi, yetkililerin, İran'ın nükleer tesislerinin yerleri ve kapsamı konusunda da net bilgiye sahip olmadıklarından şikayet ettiklerini kaydetti. Üst seviyedeki Amerikalı bir general, Hersh'e "İran'da hedefler çok, fakat belirsiz. Neyin vurulacağı tam olarak belli değil" derken, diğer meslektaşları da İran'ın topoğrafyasının hava bombardımanı için büyük güçlükler içerdiğini, İran'ın son derece yüksek dağlardan oluştuğunu, Irak'taki gibi uçsuz bucaksız düzlükler bulunmadığını belirttiler. CIA raporları da İran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair delil olmadığını ortaya koyuyor. BM'ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı da İran'a şeffaflık konusunda eleştiriler getirse de nükleer silah geliştirdiğine dair herhangi bir delil olmadığını kaydetti. Bunlar savaş ihtimalini zayıflatan faktörler.

Petrol Korkusu

Diğer taraftan, askeri müdahale bakımından İran'ın bir Irak olmadığını da göz önüne almak lazım. İran 70 milyona yakın nüfusu, Türkiye'nin 2 katına yakın yüzölçümü, çok eskilere dayanan tarihiyle büyük bir ülke. Üstelik güçlü füzelere sahip ve kendi geliştirdiği savaş uçakları var. İran, 1991 Körfez Harbi'nden enkaz olarak çıkan bir Irak'ta bile zor durumlara düşen ABD için kesinlikle büyük bir lokmadır.

Askeri müdahalenin önündeki en büyük engellerden biri de petrol. Zaten dikiş tutmayan ve sürekli yükselerek dünya ekonomisini baltalayan petrol fiyatları, askeri saldırı durumunda ne olur bir düşünün. En ufak bir gerginlik ya da sert ifadede bile yükselen petrol fiyatları bir de savaş durumunda iyice alır başını gider. Hele İran, dünya deniz ticaretinin kalbi Hürmüz Boğazı'nı kapatırsa... Bunlar aklı başında hiçbir insan veya rejimin göze alamayacağı şeyler.

Demokrat Engel

ABD'deki yeni muhafazakarların İran'a askeri saldırı heveslerini kursaklarında bırakacak başka faktörler de var. Bunlardan en önemlilerinden biri de bölgede çok sayıda asker bulunduran ABD'nin, saldırı durumunda İran tarafından kolayca hedef haline gelecek olması. İran'ın önde gelen din adamlarından Ayetullah Ahmed Cenneti de ABD'nin Irak, Afganistan ve Körfez'deki askeri mevcudiyetini kastederek, "Amerikalılar etrafımızı sardı. Ama bu bizim avantajımıza. Amerikalılar şimdi doğu, batı veya başka yönlerde bizim vuruş menzilimiz içinde" demişti. ABD'nin, İran'ın yanı başındaki Irak'ta 130 bin askeri var. Ayrıca Afganistan'da da önemli sayıda Amerikan askeri var. Kuveyt ve Katar'da da Amerikan askeri üsleri mevcut. Bunlar hep İran'ın füze menzili dahilinde.

ABD'nin, İran'a müdahale konusunda bir başka endişesi de askeri saldırının, ayrılıklar içindeki İslam aleminin birleşmesine yol açma ihtimalidir. Amerikalı bir yetkili bu konudaki endişesini, "Amerika'nın bir saldırısı Arap dünyasındaki ayrılıkları ortadan kaldırıp Suriye, İran, Hizbullah ve Hamas'ın bize karşı savaş vermelerine, bu arada Suudi Arabistan ve Mısır'ın da Batı'yla olan bağlarını sorgulamalarına yol açabilir. Bu bizim için olabilecek en kötü kabustur" şeklinde dile getiriyor.

ABD'de son seçimlerde Kongre'de kontrolün Demokratlara geçmesi de Bush yönetiminin yeni maceralara girmesini zorlaştıracak diğer bir önemli faktördür.

* İHA Dış Haberler Editörü

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mehmet Emin Arvas'in Diğer Yazıları
   Bu ne yüzsüzlük?!!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.