Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Sınır ötesi harekât PKK başarısıyla sonuçlanabilir
Pazar, 10 Haziran 2007 - (23:29)
Mark Lattimer

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Türkiye'nin Kuzey Irak'tan sızan PKK'lılar karşısında haklı endişeleri var. Fakat sınır ötesi harekât, ABD açısından ciddi bir meydan okuma olacağı gibi, sonucun PKK'nın başarı hanesine yazılma ihtimali bile var. ABD, Türk ordusunu dizginlemeli.

"Asker olarak biz hazırız" diyordu dün Türkiye Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Irak sınırına daha fazla tank gönderirken. Niyeti, Türk meclisini Irak'ta gizlenen ayrılıkçı PKK asilerine karşı askeri harekâtı onaylamaya kışkırtmak ve güçlenen özerklikleri Türk milliyetçileri tarafından öfkeyle izlenen Irak Kürdistanı'na gözdağı vermekti.

Bu, Irak'taki ABD güçleri için de ciddi bir meydan okuma. Son bombalama eylemlerinin de gösterdiği gibi haklı güvenlik endişeleri bulunan Türkiye, Irak'taki Türkmenlerle de dayanışma sergiliyor; Irak'taki diğer azınlıklar gibi Türkmenler de cinayet ve ölüm tehditlerinden mustarip. Fakat Türkiye'nin aleni askeri manevraları Türkiye'yi veya Türkmenleri korumak bakımından fazla işe yaramadı ve bütün mesele yaklaşan seçimler öncesi milliyetçi destek toplamak.

Irak'a tankları sokmanın, bilhassa peşmegeler de topraklarını savunmak için çatışmaya girerse, dağlarda mevzilenmiş Kürt milisler karşısında hızlı kazanımlar elde etmesi pek muhtemel değil. Sonucun PKK'nın başarı hanesine yazılması ihtimali bile var. Türkiye Kürtleri üzerindeki devlet baskısının tekrar artması, silahlı direnişe halk desteğinin de artmasını sağlayacak ve Türkiye'nin AB sürecini sekteye uğratacak.

En kötüsü de, bir işgal Irak'ın trajedisini derinleştirir. Büyükanıt'ın son gözdağı, ABD'nin Kuzey Irak'taki üç eyaletin güvenliğini Bölgesel Kürt Yönetimi'ne devretmesine denk getirilen hesaplı bir tepki de olabilir. Fakat pratikte Kürt güvenlik güçleri bölgenin kontrolünü sadece 2003'ten değil, ABD'nin Saddam'a karşı Kürtleri korumayı amaçlayan 'uçuşa yasak bölge' uygulamasından, yani çok önceden beri elinde tutuyor. Saldırılar düzenlense de Kürdistan Irak'ın nispeten güvenli tek bölgesi. Kürt yönetimi sınırlarındaki mezhep gerilimleri diğer yerlere kıyasla düşük düzeyde ve kontrol noktalarındaki görevliler ehil.

Bölgenin bir farkı daha var. Burada tek bir Britanya veya Britanya askeri görmüyorsunuz. Amerikalılar ya Erbil'deki Sheraton Oteli'nin lobisinde ya da Dukan-Süleymaniye yolundaki Suse karargâhında. Kürt bir bakana çokuluslu gücün niye devriye gezmediğini sorduğumda, burada düzenli devriye görevi yapan tek birliğin Güney Koreliler olduğunu belirtiyor. "Koreliler BM'yi, peşmerge de Korelileri koruyor." Bu şaka ve bakanın gururu karşısında gülümsedim. Fakat ertesi gün BM binasına ilk ziyaretimde, içeride dört güvenlik halkası bulunduğunu gördüm. En iç halkada Fiji birliği vardı, onun dışındaki iki halkada tedirgin Koreliler ve hepsini koruyan son halkada da üç gülümseyen Kürt.
Gerçekte Kürdistan'daki güvenlik, ki burası etnik ve dinsel açıdan Irak'ın diğer bölgelerinden daha fazla çeşitlilik arz ediyor, peşmergenin maharetinden çok, farklı gruplar arasındaki kusursuz olmasa da etkili uyumdan kaynaklanıyor. Kürdistan ulusal meclisinde farklı topluluklar var; kimisi kendi partisini temsil ediyor kimisi de Kürt partilerinin birinden seçilmiş.

Türkmenlerin savunulması gerektiği doğru

Bu durum, ciddi insan hakları kaygıları yok demek değil. Nisanda Süleymaniye'de bir grup Iraklı gazeteci, avukat ve hükümet çalışanının Kürt insan hakları bakanını epey terlettiğini gördüm; gizli cezaevlerinden yolsuzluğa kadar birçok meselede yenir yutulur olmayan sorular sordular. Bilhassa Irak'taki Türkmenlerin ve diğer azınlıkların güçlü ve kararlı savunuculara ihtiyacı var. Fakat Türk işgali tehdidi sadece, Türkmen milliyetçiliğine yönelik Kürt paranoyasını artırır.

ABD İran ve Suriye'yi defalarca Irak'a burun sokmakla suçladı, ama Türkiye'nin artan işgal tehdidine tepkisi dikkat çekici ölçüde yumuşak. Bu ilk bakışta o kadar da kötü değil; hele Türk liderlerle Kürt Yönetimi Başkanı Barzani arasında kızışan ağız dalaşı göz önüne alınırsa. Fakat diplomasi dili ABD'nin önünde duran keskin tercihin üzerini örtmemeli: ABD ya Türk ordusunu dizginleyecek ya da Irak'taki tek istikrar çapasını kaybetme riskine girecek. (1 Haziran 2007)


Radikal

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Mark Lattimer'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.