Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Anayasa namlunun ucundadır
Pazar, 07 Ekim 2007 - (00:43)
Doğu Perinçek

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Eğer arkasında yaptırım gücü yoksa, anayasa yapma iddiası geçersizdir. O nedenle anayasa yapıcıları, daima silahlıdır. Ya devletin silah tekeline hükmederler veya devleti ele geçirmek üzere olan bir silahlı güce kumanda ederler.


Geçende yazmıştık, dünyada sivil olması mümkün olmayan tek şey varsa, o da devlettir ve anayasadır. Eğer "sivil" kavramını sıradan insanın dilindeki "asker olmayan" anlamında kullanıyorlarsa, "Sivil anayasa"dan söz etmek yine zırcahilliktir. Silahla yapılmamış tek bir anayasa yoktur ve bundan sonra da olmayacaktır.

Çünkü anayasa, devletin temel kuruluşuna ilişkin üstün hukuk kurallarının bütünüdür. Devletler, stratejik hedeflerini anayasalarla saptarlar. Bu nedenle anayasalar, devletlerin stratejik karar dönemlerinde ortaya çıkar. Her devrim ve karşıdevrim, kendi programını ve anayasasını getirir; devlet organlarını ve devlet ile toplum arasındaki ilişkiyi buna göre düzenler.

BÜTÜN ANAYASA YAPICILARI SİLAHLIDIR

Devletin ayırtedici özelliği, silah tekeline sahip olmasıdır. Koyduğu kuralları asker ve polis zoruyla uygulama yetkisi, bir tek devlete aittir. Devlet hükmettiği topraklarda başka bir topluluğun silahlı yaptırım gücü kullanmasına izin vermez; verirse devlet olmaktan çıkar. Egemenliğin paylaşılmaz oluşu, aslında silahlı güce kumandanın paylaşılamaz oluşudur. Anayasa Hukuku, işte o siyasal iktidar denen silah tekelinin nasıl kullanılacağını düzenler. Bu nedenle silah yoksa devlet de yoktur ve silah yoksa anayasa da yoktur.

Devletlerin stratejik karar anlarında, bu silah unsuru daha da belirgindir. Anayasa yapan iktidarlara kurucu iktidar deniyor. Kurucu olmak için de silah gerekir; iktidar olmak için de. Meşruluğu da, en sonunda fiilen yaptırım gücü belirler. Eğer arkasında silahlı yaptırım gücü yoksa, anayasa yapma iddiası hayata geçmez. O nedenle anayasa yapıcıları, daima silahlıdır. Ya devletin sillah tekeline hükmederler veya devleti ele geçirmek üzere olan bir silahlı güce.

2005 yılı Ocak ayında Avrasya Dayanışması Türkiye Millî Komitesi'nin Suriye gezisi sırasında, Suriye Milli Meclis Üyesi Prof. Dr. Nâsır, Arapların bir sözünü vurgulamıştı: "Kurşunla desteklenmeyen söz, bir anlam taşımaz." Mao Zedung'un ünlü "İktidar namlunun ucundadır" özdeyişi, bir bakıma "Anayasa namlunun ucundadır" anlamına gelir. Çünkü anayasa, iktidar hukudur; iktidarın kullanılmasını düzenleyen kurallar bütünüdür. Dünya tarihinin ve bütün anayasa tecrübelerinin en büyük hakikati budur.

DÜNYA ANAYASALARI HEP SİLAHLA YAPILDI

Dünyanın her yerinde anayasalar, hep silahla yapılmıştır ve bundan sonra da ancak silahla yapılabilir.

Anayasa geleneği demokratik devrimlerle başladı. Bu devrimler, krallıkları yıktı ve demokratik devletler kurdu. Bunlardan 1640 İngiliz Devrimi'nin önderi General Cromwell, kralın parlamentosunu süngüyle bastı ve kralı da ipe gönderdi. İngiliz anayasa geleneğindeki kurucu rolü eşsizdir.

1789 Büyük Fransız Devrimi, devletin zor gücünü kullanmakta giyotinler çalıştıracak kadar ateşliydi. Fransa anayasa tarihi, devrimler ve karşıdevrimler arasındaki savaşlar tarihidir. Paris Karnavale müzesindeki 1791 Fransa Anayasası'nın altında şöyle yazar: "İnsan derisi ile kaplanmıştır." Anayasacılarımızın piri Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya hocamızdan öğrendik.

1787 tarihli ABD Anayasası da, General Washington'un hükmettiği süngülerin gücüyle yapılmıştır. Hem ABD Bağımsızlık Savaşı'nın süngüleri hem de 1789 başında dokuz devleti federasyonda toplayan süngüler! Ancak kurulan devlet ve anayasası dağılmaya başlayınca, bu kez ünlü İç Savaş'ta (1861-1865) Abraham Lincoln'ün süngüleri imdada yetişmiştir. ABD'ye bağlı devletlerin yeniden toplanması ve karaderililerin hürriyetlerinin kabulü için kanlı bir iç savaş gerekmiştir.

TÜRKİYE'NİN DEVRİMCİ VE

KARŞIDEVRİMCİ ANAYASA GELENEKLERİ

Türkiye'nin anayasa tarihi de dünya tecrübelerini doğrular. 1876 ve 1908'de Kanunu Esasi'nin ilanı, 1920 Devrimi'yle Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirdiğimiz 1921 ve 1924 anayasaları, arkasından 27 Mayıs 1960 Devrimi'yle yaptığımız anayasa, hep millet ile ordusunun devrimci dinamiğinin ürünüdür. 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980'deki Amerikancı darbeler ise, karşıdevrimci anayasa sürecini yürütmüştür. Turgut Özal'lar, Tansu Çiller'ler ve Tayyip Erdoğan'lar, ABD güdümündeki dar zümrelere dayanan o sürecin çocuklarıdır. Türkiye'nin anayasa tarihi de, devrim ve karşıdevrim tarihidir.

TAYYİP ERDOĞAN'IN KAÇ TANKI VAR

Tayyip Erdoğan'ın 22 Temmuz 2007 Turuncu Karşıdevrim'den sonra anayasa yapmaya kalkışması, elbette hemen şu soruyu getirmektedir: Bu anayasayı yapmak için kaç tümeni, kaç tankı, kaç destroyeri var?

Irak başta olmak üzere Türkiye'yi kuşatan coğrafyadaki ABD silahlı gücü, Tayyip Erdoğan anayasasının askeri gücüdür. Hatta Tayyip Bey'in iktidarını arkalayan nükleer başlıklı füzeler bile var. O silahlı güç olmasa, iktidara gelemezdi ve o güç olmasa 24 saat dahi iktidarda kalamaz.

Haçlının silahlı gücüne dayanması, Tayyip Erdoğan Anayasası'nın zaafıdır.

HAÇLIYA ANAYASA YAPTIRMAYACAK GÜCÜMÜZ VAR

Bugün Türkiye'de iki kurucu irade cephe cepheye gelmiştir. Milletin iradesi ile ABD emperyalizminin ve BOP görevlilerinin iradesi! Aslında Tayyip Erdoğan-Gül ikilisinin iradesine kurucu değil de, bozucu irade veya yıkıcı irade veya bölücü irade demek daha doğru olur. Atatürk Devrimi'ni bozma, millî devleti yıkma ve millet ile vatanı bölme iradesidir bu!

İki irade, dünya tarihinin bütün anayasa çarpışmalarında olduğu gibi, yaptırım güçlerini iki silahlı kuvvette bulmaktadır: Bizim tarafta Türk milletinin silahlı gücü, karşı cephede ABD emperyalizminin silahlı gücü. Genelkurmay Başkanımız Org. Yaşar Büyükanıt'ın Harp Akademileri'nde verdiği ders, bu çerçevededir ve milletin ordusundan beklediği kararlılığı içermektedir.

Önümüzdeki dış ve iç hesaplaşmalar, herkes görmektedir ki, dış ve iç savaş tehlikelerini içermektedir. Anayasa girişimi, bu çarpışmaların hukuk düzlemindeki devamıdır. Bu koşullarda silahlı kuvvetlerin teyakkuza geçmeleri doğal oluyor.

Güçlü ordusu olmayan milletlerin anayasalarını başkaları yapar. Türk milleti, anayasasını yapacak güçtedir.

Aydınlık

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Doğu Perinçek'in Diğer Yazıları
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.