Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
‘Bir’ olmak…
Salı, 22 Kasım 2005 - (12:05)
Hasan Turan
İslam Dünyası

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Tarih boyunca,insanlığın en çok sıkıntı çektiği olgulardan biri nedir?.. diye, bir soruyla karşılaşsam;bu soruya vereceğim cevap: Tefrika (ayrılık) olurdu hiç kuşkusuz. “İlk İnsan’ın” evlatlarından biri’nin,diğer kardeşini kıskançlık duygularıyla öldürmesiyle başladı bu serüven ve günümüzde de hız kesmeden devam ediyor. Sosyal bir varlık olan ve cemiyet  halinde yaşamaya mecbur olan insanın ,hayatını daha mutlu bir şekilde sürdürmesi için fıtri duygularının sesine kulak verip, ‘birlik’ içinde olması gerekirken; kan, gözyaşı ve zulüm görüntülerinden bir an olsun kurtulamıyor, dünyamız. Gıda Örgütünün raporlarına göre:Dünya’da  bulunan şu an ki nüfusun dört-beş katına yetecek miktarda gıda potansiyeli bulunmasına rağmen; insanlığın en az üçte biri açlık sınırının altında bir yaşam sürüyor.

“Göz mideden büyüktür,”diye, nede güzel özetlemiş hastalığımızı, HZ.Mevlana.. Sorun ihtiyaç sorunu değil,ihtiras sorunudur.Gerçektende kendi felaketimizi hazırlamakta hiçbir varlık bizim önümüze geçemiyor.Kendilerine bahşedilen sonsuz nimetlerden istifade edip,birlik ve dayanışma içerisinde: Dünya’yı daha mutlu ve yaşanılır hale getirmek dururken,kendi kendine zulüm eden,mazoist varlıklardandır, insanlar…

İyide, ne yapmalı o zaman?..

“Zenginlik istersen kanaat yeter” özdeyişini içselleştirmeli ve fakir insanın malı az olan değil, arzuları çok olan insan olduğuna gerçekten inanmalıyız.Yaşadığımız dünyanın dil ucuyla değil de; gerçekten geçici olup, “Oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu,”  hammaddemizin de toprak olup tekrarda  O’na döneceğimizi  bilinç haline dönüştürmeliyiz.Toplumda dirliğin olması için,mutlaka birliğin de kaçınılmaz olduğunu idrak etmeliyiz. “Kusuru kendine söylenmeyen,ayıbını hüner sanarmış,”kim ki düzeni bozmak isterse hep birlikte O’na nasihat etmeli,tenkit etmeli, yine de sonuç alınamazsa dışlamalıyız.Toplum içerisinde ahlak dışı davranış  ve alışkanlıkların yaygınlaşıp,çoğalmasına müsaade etmemeliyiz.Güzel örnekleri çoğaltıp, yaygınlaştırmalıyız. “Doğru söyleyip zincire vurulmak,yalan söyleyerek zincirden kurtulmakdan yeğdir.”demiş Sadi..Doğru olmalı,doğrularla olmalı,en azından doğruları sevmeliyiz. “Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz” kesinlikle unutmamalıyız.  “Birlikten kuvvet doğar,ayrılıktan ise zayıflık” şiarını her zaman kulağa küpe yapmalı ve büyük zekaların birlikte düşündüklerini de bilmeliyiz. “Toplumumuzun ve neslimizin” geleceği için insanlığın her bireyinin birbirine muhtaç ve mahkum olduğunu; bir an olsun akıldan çıkarmamalıyız.İstemediğimiz davranışlarla karşılaşmak istemiyorsak, başkalarının hoşlanmadıklarını da yapmamalıyız. ‘Mülk’ümüzü yitirmemek için;“Bir topluluğa olan kininiz , sizi adaletsizliğe sevk etmesin…”şiarını hiç unutmamalıyız.Aynı gök kubbenin altında yaşamakla birlikte; aynı ufka ve donanıma sahip olmadığımızın bilincinde olup; birbirimize daha   anlayışlı  ve sabırlı davranmalıyız.Kızmak yerine,sevmeyi,kırmak  yerine,düzeltmeyi,kin duymak yerine de ,affetmeyi denemeliyiz.Ülke,toplum ve aile menfaatinin söz konusu olduğu yerde; şahsi çıkarlarımızı arka planda tutmalıyız.”Ben”lik duygularından olabildiğince sıyrılıp “Biz” olabilmeliyiz . “En sefil hayat başkalarının istediği gibi yaşanılandır.” Sözünü asla akıldan çıkarmayıp;kendimiz gibi olmalıyız.Asla ‘maske’ takmamalı ve dürüst olmalıyız..Basit bir insanın elinden geleni yapması,zeki bir insanın tembelliğinden daha değerlidir,diye inanıp sürekli çalışmalıyız.Hedefsiz bir gemiye hiçbir rüzgarın yardım edemiyeceğini bilmeli ve küçükte olsa bir ‘hayal’ sahibi olmalıyız.Problemlerin parçası olmaktansa ,çözümlere ortak olmalıyız. ‘Bilgi’nin en büyük sermaye olduğunu, hiç bir zaman unutmayıp,sahip değilsek bile, sahip olandan, mutlaka ödünç almalıyız. “Ya öğreten, ya öğrenen, yada dinleyen olmalı, asla dördüncüsü olmamalıyız.”Hiç bir zafere çiçekli yollardan ulaşılamıyacağını, iyi bilmeli. Üzülmemeli,gevşememeli,hayatın inanmak ve mücadele etmekten ibaret olduğuna inanıp,sonuçta da  mutlaka kazananlardan olacağımıza olan, inancımızı diri tutmalıyız. “Küçük şeylere gereğinden fazla önem verenler,ellerinden büyük işler gelmeyenlerdir,”bunu beynimize iyice kazımalıyız.İyiliğin ilmine sahip olmayana diğer bilgilerin hepsi yüktür, diye düşünüp,gereksiz ve uygulanmayan  bilgiden de uzak durmalıyız.En iyi nasihatin güzel örnek olmak, olduğunu bilip; “Ya  olduğumuz gibi görünmeli, ya da göründüğümüz gibi olmalıyız.”  

 “Vicdan bile duymaz,sesi çıkmazsa bir ahh’ı / Sessiz kölelerdir yaratan, bin-bir ilahı..”beytinde de en güzel şekilde ifade edilen,  “Halkın bahçesinden padişahın elma yediği bir yerde,adamlarının da ağaçları kökünden sökeceğini,” hiç unutmayıp;  kimden gelirse gelsin,zulme sessiz kalmanın, ortak olmak anlamına geldiğini de, bilmeliyiz. ‘Kibr’in ‘Eş koşmak’  kadar tehlikeli olduğunu bilip;tevazuda ‘toprak’ gibi olmalı ve ‘Küçük dağları ben yarattım !’ gibi bir gaflete de düşmemeliyiz. ”Bir” olana inanıyorsak,bir kalmak istiyorsak, “Birlikte” olmalı…Birlikte olmalı…Birlikte olmalıyız…

Özetle,  kurtların ve çakalların cirit attığı bu: Dünya’da  yaşamak sanat,birlikte yaşamak ise büyük sanattır.                           

***

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler,onu top sindiremez.
(M. Akif Ersoy)

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Hasan Turan'in Diğer Yazıları
   Çöken Duvar Değil İnsanlık
   Bayram Gelmiş Neyime…
   Ramazan'ı Festivale Dönüştürmek
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.