Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
İran merkezli tehlikeli gelişmeler
Perşembe, 23 Mart 2006 - (23:07)
Sardar Demirel

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Bir taraftan Birleşmiş Milletler’de İran aleyhine hazırlanmış dosya trafiği hızlanıyor. Diğer taraftan İran’ın sınır bölgelerinde pek görülmemiş Sünni iddialı provokatif eylemler yürürlüğe konuyor.


Tarih, 17 Mart Cuma günü erken saatler. Yer, İran’ın Sünni ağırlıklı Belucistan bölgesinde Afganistan sınırına yakın Zabul kasabası. Kendisine “Cundullah” ismi veren silahlı bir grup, 22 İranlı devlet görevlisini (asker oldukları da söyleniyor) öldürüp, 7 kişiyi kaçırıyor.

Eylemi gerçekleştirenler, İran Şii devletine karşı silahlı mücadele veren Sünni bir yapılanma olduklarını ilan ediyor. Cundullah adına Al-Arabiyye televizyonuna açıklama yapan bir kişi, 7 rehine karşılığında, hapishânede bulunan bazı kişilerin serbest bırakılmasını istiyor.

18 Mart günü, İran İçişleri Bakanlığı sert bir açıklama yaparak, olaydan Amerika ve İngiltere’yi sorumlu tutuyor. Açıklama, Afganistan’dan İran’a sızan eylemcilerin Amerika ve İngiliz istahbaratı tarafından yönlendirildiğini ve İran’daki Sünni ağırlıklı bölgelerde Şii-Sünni çatışması çıkartmayı hedeflediğini beyan ediyor.

Bu köşede, 01.03.2006 tarihli “İran komployu görüyor” başlıklı yazımızda, Irak’ta çıkartılmak istenen Şii-Sünni çatışmasının, bir boyutuyla da İran’ı hedef aldığını izah etmeye çalışmıştık. O yazıda; “İran, çıkartılan Şii-Sünni çatışmasının özellikle kendisini hedeflediğinin farkındadır. Çünkü Irak’ta yürürlüğe konan kanlı iç savaş provaları önemli ölçüde İran’ı istikrarsızlaştırmayı ve yalnızlaştırmayı hedeflemektedir” demiş ve bu mihverde bir analiz yapmıştık.

Evet, İran komployu görüyor. Bu gelişme bölgeyi, İran’ın sınırlarını ve Sünni ağırlıklı bölgelerini sıcak günlerin beklediğinin işaretidir.

Gözlerden kaçan bir bilgiyi de, Pakistan Cemaati İslâmî’nin (Merhum Mevdudî’nin kurduğu cemaat) Emiri Gâzi Hüseyin “The News” gazetesinde (05.03.2006) yayımlanan makalesinde dile getirdi.

Pakistan’da askerî iktidarı devirmek amacıyla bir araya gelmiş dinî partiler birliğinin (Muttahide Meclisî Amal) genel başkanlığını da yapan Gâzi Hüseyin, Amerika’nın Pakistan’ı, nükleer silahların babası kabul edilen Dr. Kadir Han’ı, kendisine teslim etmeye zorladığını ve böylece bu bilim adamını İran’a nükleer silahlarla ilgili gizli bilgileri sattığını itiraf etmeye zorlayacağını, bu itirafı da uluslararası kamuoyu nezdinde İran’a saldırmak için meşru bir gerekçe olarak kullanacağını yazdı. Gâzi Hüseyin, Pakistan hükümetini, bu oyunun bir parçası olmaması noktasında da uyardı.

Bir taraftan Birleşmiş Milletler’de İran aleyhine hazırlanmış dosya trafiği hızlanıyor. Diğer taraftan İran’ın sınır bölgelerinde pek görülmemiş Sünni iddialı provokatif eylemler yürürlüğe konuyor.

Geçen Pazartesi günü de Bush, ‘’İran’da bir tehdit görüyorum. Müttefikimiz İsrail’i korumak için gerekirse askerî yöntemler kullanacağız’’ tehdidini yapıyor.
Bu tehdit, Bush’un içinde bulunduğu konum itibara alındığında, kuru sıkı bir tehdit değildir.

Zira Bush’un, kendi ülkesinde ve dünyada başı dertte. Amerika’da yapılan kamuoyu araştırmalarında halk desteği başaşağı gidiyor. Kısa süre sonra Kasım ayında yapılacak kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti, çoğunluğu Demokrat Parti’ye kaybedeceğe benziyor.

Bush, Katrina kasırgası öncesi yaşanabilecek felâketin boyutları hakkında uyarıldığı hâlde gerekli önlemleri almamış, üstüne üstlük televizyonlarda bu konuda sorulan sorulara; “Hayır, uyarılmamıştım, kimse bu çapta bir yıkım beklemiyordu” diyerek, Amerikan halkına yalan söylemiş ve bu yalan, kamera kayıtlarıyla isbatlanmış bir başkan.

Irak’ın işgali 4. yılına girdi. Ortada büyük bir fiyasko var. Amerika’nın adı, dünyanın değişik bölgelerine dağılmış işkencehânelerle özdeşleşmiş durumda. Ebu Gureyb, Guantanamo Bay yolları Pentagon’a çıkıyor. Kırılan Irak cam haritası yapıştırılamıyor. Dünya petrol fiyatları çıldırmış durumda.

Bush liderliği, her yönüyle dibe vuran ve tarihe kara bir leke olarak geçecek bir dönemi sembolize ediyor.

 

Bu ahvâlde Cumhuriyet Partisi ve Başkan Bush’u ne kurtarabilir? Sorunun cevabı Amerika’nın klasik taktiğinde yatıyor: Büyük bir kriz. Mümkünse nükleer olanı. Yani İran merkezli bir savaş.

Yazının başında bahsettiğimiz Cundullah eylemi, failleri kim olursa olsun, zamanlama itibarıyla tabiî değil. İran’da Sünni azınlığın çözülmesi gereken birçok problemi olduğu kuşkusuzdur. Koskoca 15 milyonluk Tahran’da, 1 milyon civarında Sünni toplumun yaşadığı bu şehirde, bir Sünni câmisinin dahi olmaması, kastımızı çok net ifade eder.

Lâkin, Sünnilerin hak taleplerine rağmen İran’a karşı bir ayaklanmadan yana olmadıkları âşikârdır. Azınlıkta olan, dağınık bölgelerde meskûn, farklı ırklara müntesip Sünni azınlık, kendileri adına bir hurûcun aleyhte bir gelişme olduğunun bilincindedir. Bu tarz kışkırtmalar Sünni değil sunîdir. İran bunu gördüğüne göre, düşmanlarına karşı kaşınacak bir yaraya izin vermemeli, Sünnilerin durumunda iyileştirmeye gitmelidir.

Vakit Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Sardar Demirel'in Diğer Yazıları
   İslam Gettolara Sığmaz
   Terörize edilen, İslâm'ın ifade hürriyetidir
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.