Tüm Haberler
Tüm Haberler
Sık Kullanılanlara Ekle! Açılış Sayfası Yap! Sitene Ekle! İletişim
  Anasayfa
  Haberler
  Bölgeler
  Yazarlar
  Ziyaretçi Yorumu
  Üyelik İşlemleri
  Künyemiz
  İrtibat

Gelişmiş Arama
Kitap Tanıtımı
 Humus'ta Kan Gövdeyi Götürüyor (Video)    Erdoğan: Suriye bizim iç meselemizdir    Zevahiri Suriye Muhalifetini Destekledi    Beşşar Esad’ın Suriye'de Öngöremedikleri    Şehid Şeyh Ahmed Yasin: Allah'ım Ümmetin Suskunluğunu Sana Şikayet Ediyorum    ''İskenderun saldırısı İsrail'in taktik değişikliği''    İKÖ ve İslam Dünyasının Soruları    İrlanda gemisi Gazze yolunda    Türkiye'den İsrail'e Enerji Yaptırımı Sinyali    Hamanei: ''Siyonist rejimin saldırısı beşeri vicdanlara saldırıydı!''  
Bunun adı gazetecilik değil peygamber düşmanlığı
29/04/2006 - 11:50
Nuh Gönültaş

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

Yoksa Peygamber'in sözleri Türk okullarında yasaklandı da haberimiz mi olmadı?


Bunun adı gazetecilik filan değil. Peygamber Efendimize karşı öyle bir yaklaşım içinde ki, bunun adını koymak gerekir: Bu olsa olsa resmen Peygamber düşmanlığı. Yoksa Peygamberimizin ilim öğrenmek ve güzel ahlakla alakalı hadis-i şeriflerinden rahatsız olup bunu sütununa alıp Müslüman bir toplumun karşısına öylece çıkmazdı, çıkmaya cesaret edemezdi.

Ankara'da Eryaman'da Bahar İlköğretim Okulu'nda okulun duvarlarında "İslam Güzel Ahlaktır","ilim öğrenmek kadın ve erkek bütün müslümanlara farzdır", "Güzel ahlak sana küskün olanla barışman, sana kötülük yapanı bağışlamandır" sözleri yazılıymış da burası cami miymiş, burası Diyanet İşleri Başkanlığı mıymış!

Yoksa Peygamber'in sözleri Türk okullarında yasaklandı da haberimiz mi olmadı?

Türkiye'de öyle insanlar var ki, mezarlıkların kapısında yazılan "Her nefis ölümü tadacaktır" ayetine de karşı çıkarlar. Bir CHP'li milletvekili Ankara Mamak'taki bir caminin üzerindeki bir tabelada yazılı olan "İçki bütün kötülüklerin anasıdır" hadis-i şerifini oradan kaldırtmaya çalışmıştı, bunun "laikliğe aykırı" olduğunu iddia etmişti.

Doğrusu isterseniz, işi Peygamber düşmanlığına kadar getirebileceklerine hiç ihtimal vermiyordum. Ama somut biçimde görülüyor. Artık bunu da yapma cesaretini kendilerinde buluyorlar!

Ama bütün bunlara sebep olan gene biziz. O'nun yazdığı gazeteyi para verip alıyoruz. O'na kendi paramızla reyting yaptırıyoruz! Belki de şu "Çakallar ve sarı öküzler" masalını bir kere daha anlatıp, bundan kendimize pay çıkarmamızın zamanı yeniden geldi:

Bir ormanda çakallar ve öküzler beraber yaşıyorlarmış. Pek bir sorun yokken, günün birinde çakallardan bir heyet sarı öküzlere gelip "Bizim sizden şikayetimiz yok, gül gibi geçinip gidiyoruz, yalnız içinizdeki şu sarı öküz bize çok yan bakıyor. Onu verin bize, tekrar eskisi gibi yaşamaya devam edelim" derler.

Huzur ortamının bozulmaması için öküz verilir hayat bir müddet daha devam eder. Sonra çakallar yine gelirler ve " Bizim sizden bir şikayetimiz yok ama şu köşedeki öküz bize karşı kuyruğunu çok kötü sallıyor, onu verin hayatımız eskisi gibi devam etsin" derler. Öküzler mutabakatla "Köşedeki öküz" ü de verirler. Çakalların talepleri bitmez, öküzlerin öküzlüğü de. Öküzler sonunda bir bakarlar bir avuç kalmışlar. Bu durumu kritik etmişler ve sonunda "İşte o sarı öküzü vermeyecektik" diyerek yaptıkları hatanın farkına varmışlar. Ama iş işten geçmiştir.

Şu ülkede olanlara bakın. Van Savcısı'nın hazırladığı iddianamenin doğruluğu ya da yanlışlığına mahkeme karar verecekken, iddianamesi neredeyse onu suçlu duruma düşürdü ve meslekten ihracına karar verildi. Sadece onu değil, bir dizi güvenlikle ilgili insanı. Van Savcısı, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı ... Domino taşı gibi değil mi?

Ya şu AK Parti Fatsa İlçe Başkanının başına gelenler. Pişmiş tavuğun başına gelmez. Ülkeyi kim yönetiyor, Fatsa Askerlik Şube Başkanı olan Binbaşı mı?

Atatürk'ün heykelinin karşısında sakız çiğnemek diye bir suç var mı yasalarda? Hadi bu kabahat işlendi diyelim, işlenmedi, yalan olduğu ortaya çıktı ya , farzedelim işlendi, bunu sadece oradaki Binbaşı mı gördü. Kameralar, diğer devletliler görmedi. Sadece bir binbaşının şikayeti ile bir insanı tutuklamak... Yoksa, kanunsuz suç ve ceza var mı Türk hukukunda?

Bugün Gazetesi

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Facebook da paylaş Twitter da paylaş

'Nuh Gönültaş'in Diğer Yazıları
   Erbakan'ın söyledikleri, söylemedikleri...
   Kızları rahat bırakın ulen...
   Ne kadar zamanımız var!
   Sizi nutuk atarken değil, uçak gemilerimizi idare ederken görmek isteriz!
   Ali Kırca'nın düğmesine kim bastı
   Net kırılma
   Ne Günlere Kaldık!
   Londra Bombacısı MI-6 Ajanı!
Yazarlar
Maruf Çetin
Fedek ile ilgili tüm tartışmalar uydurmadır
Alıntılar
Selahaddin Eş Çakırgil
Bir geçmeyen geçmişin, bir zorbalığın 100 yılından resmi geçit sahneleri..
Bülent Şahin Erdeğer
Diller Değil Davranışlardır Aslolan...
Ahmet Varol
'Kaybedecek Zalim' İçin Kaybetmek
Robert Fisk
Fisk: Şiiler, Esad'ı yalnız bırakmayacak
Bülent Keneş
Suriye'de yaşanan katliamlarda İran'ın rolü
Abdurrahman Dilipak
Mehdi mi dediniz?
Haberler
Kitaplar
Oyunlar

islamdunyasi.com'da
internet'te

© Copyright by İslamdünyası
E-Posta:
info@islamdunyasi.com

Kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Yazarların yazıları kendilerini bağlamaktadır.
Sitemiz Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt etmektedir.